Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/12489 E. 2015/9290 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12489
KARAR NO : 2015/9290
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/04/2014
NUMARASI : 2013/429-2014/294

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davalı-borçlunun 16.000,00 TL asıl alacak ve 2.222,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.222,50 TL alacağa ilişkin itirazının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin ödeme savunmasına ilişkin itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının müvekkiline ait taşınmazda 01.08.2007 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, davalının 01.06.2009 – 01.09.2010 tarihleri arasındaki kira bedellerini ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itirazda bulunulduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazın davacıdan ilk olarak 2005 yılında aylık 1.100,00 TL bedelle kiralandığını, daha sonra taraflar arasında 01.08.2007 tarihli aylık 1.000,00 TL bedelli kira sözleşmesi düzenlendiğini, ancak piyasa koşulları nedeniyle taraflar arasında en son 25.10.2010 tarihli, aylık 200,00 TL bedelli kira sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye göre de kira bedellerinin eksiksiz olarak elden ödendiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, her ne kadar davalı taraf en son düzenlenen kira sözleşmesinin 25.10.2010 başlangıç tarihli kira kontratı olduğunu ileri sürmüş ise de, icra takibine konu aylar nazara alındığında 01.08.2007 başlangıç tarihli kira kontratına itibar edilmesi gerektiği, söz konusu ayların kira bedelinin ödendiği hususunun davalı tarafından yazılı delille ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının 16.000,00 TL asıl alacak ve 2.222,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.222,50 TL borca ilişkin itirazının iptaline karar verilmiştir.
Kira ilişkisinin varlığını ve kira bedelinin miktarını ispat yükü kiralayana, kira bedelini ödediğini ispat yükü ise kiracıya aittir. Tarafların imzasını taşıyan iki adet sözleşme bulunduğu anlaşılmaktadır. Hayatın olağan akışına göre düşük bedelli kira sözleşmesinin başka amaçla düzenlendiği kabul edilerek yüksek bedelli kira sözleşmesine itibar edilmesi gerekir. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Ancak davalı takibe konu kira bedellerinin aylık 200,00 TL olarak elden ödendiğini savunmuş ve bu konuda yazılı bir belge sunamamış ise de, delilleri arasında yemin delili olduğu gözetilerek mahkemece bu hususta davalı tarafa davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.