YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12829
KARAR NO : 2015/9501
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ : …Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı … yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı … yönünden istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar dava dilekçesinde, davalıya ait 2200-2201-2203 ve 2198 parsel sayılı tarlaları 2002-2007 yılları arasında kiraladığını, davalı tarafından belirtilen tarihlerde sulama suyu paralarının ödenmediği iddiasıyla 04.08.2008 tarihli ve 2008/886 esas sayılı icra takibi başlatıldığını, süresinde itiraz edemedikleri takibin kesinleştiğini ve halen derdest olduğunu, gerek icra takip tarihi itibariyle gerekse eldeki davanın açıldığı 15.09.2009 tarihinde davalı tarafından sulama suyu ödemesinin bulunmadığını belirterek davalının henüz ödemediği sulama suyu parasını rücuu yoluyla tahsil edemeyeceğini belirterek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde, sulama suyu ödemelerinin 02.11.2009 tarihinde 1653 TL, 04.12.2009 tarihinde 1384 TL ve 06.01.2010 tarihinde 1108 TL olarak yapıldığını ödemelerin 2002-2007 dönemine ilişkin olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı … yönünden takip edilmeyen ve 3 ay geçmekle yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacı … yönünden icra takip tarihi itibariyle davalı tarafından sulama suyuna yönelik yapılmış bir ödeme bulunmadığı ve alacaklı sıfatı doğmadığından istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı …’ın davalı …’ye ait 2200-2201-2203 ve 2198 parsel sayılı tarlaları 2002-2007 yılları arasında kiraladığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalı kiraya verenin kira dönemine ilişkin olarak sulama suyu bedellerini ödeyip ödemediği, davalının rücuu yoluyla talep edebilme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından, Sulama Birliği’nin 13.01.2010 tarihli cevabi yazı içeriğine göre davacı …’ın 2003-2009 arası 3737 TL sulama suyu borcunun bulunduğu, yine Sulama Birliği’nin 16.11.2011 tarihli cevap içeriğine göre, 02.11.2009 tarihli 1653 TL, 04.12.2009 tarihli 1384 TL ve 06.01.2010 tarihli 1108 TL ödeme makbuzlarında, ödemeyi yapanın … Daili, ödeme döneminin ise 2002-2007 yılları yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davalı tarafından yatırılan sulama suyu faturalarının davaya konu olan 2002-2007 dönemine ilişkin olduğu ve yapılan bu ödemelerin borçlu kiracı … adına olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan ödemenin icra takip tarihi olan 04.08.2008 tarihinden sonra yargılama devam ederken yapıldığı ve rücuu şartının sonradan gerçekleştiği anlaşıldığına göre işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının alacaklı sıfatı doğmadığı gerekçesiyle davacı … yönünden istemin kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.