YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13753
KARAR NO : 2015/10433
KARAR TARİHİ : 26.11.2015
MAHKEMESİ : …Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı hor kullanma nedeniyle tazminat ve istirdat davasına dair karar, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, asıl davada hor kullanımdan kaynaklanan tazminatın tahsili, karşı davada peşin ödenen kira bedelinin kullanılmayan kısmının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, 15.02.2004 başlangıç tarihli 5+5 yıl süreli ve aynı yerdeki bakiye kalan kısım yönünden 20.04.2004 tarihli 5+5 yıl süreli banka şubesi olarak kullanılmak üzere kira sözleşmesi yapıldığını, kiralananın 21.2.2013 tarihinde anahtar teslimi ile tahliye edildiğini belirterek aynı gün yapılan 2013/16 D.İş sayılı dosyada tespit edilen hor kullanım tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı cevap dilekçesi süresi içerisinde verdiği karşı dava dilekçesi ile, 20.04.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca 20.04.2012-20.04.2013 kira dönemine ait kira bedeli olan toplam 44.435 TL’nin peşin ödendiğini, sözleşmenin hususi şartlar bölümünde 7/b maddesinde kararlaştırılan şekilde fesih haklarını kullandıklarını belirterek, tahliye tarihi olan 21.2.2013 ile kira sözleşmesi süre sonuna kadar kullanılmayan gün için yapılan peşin ödemenin iadesini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 20000 TL hor kullanım tazminatının dava tarihinden yasal faiz ile tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden hükmün usul ve yasaya uygun olan asıl davaya yönelik kısmı onanmalıdır,
2-Davalı-Karşı davacının kaşı davaya yönelik temyizi yönünden; taraflar arasında 15.02.2004 başlangıç tarihli 5+5 yıl süreli ve aynı yerdeki bakiye kalan kısım yönünden 20.04.2004 tarihli 5+5 yıl süreli banka şubesi olarak kullanılmak üzere kira sözleşmesi yapıldığı, 20.04.2004 tarihli kira sözleşmesi uyarınca 20.04.2012-20.04.2013 kira dönemine ait toplam 44.435 TL’nin peşin ödendiği ve kiralananın 21.02.2013 tarihinde anahtar teslimi ile tahliye edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünde yer alan “Kiralananın Tahliyesi” başlıklı 7/b maddesinde; “Banka işbu kira akdini birinci yılın bitiminden itibaren akit süresi dolmamış olsa bile bir ay önceden yazılı ihbarda bulunmak suretiyle fesih ve kiralananı tahliye etme yetkisine haizdir. Bankanın peşin kira ödemeleri mevcut olduğu takdirde, tahliye tarihinden sonraki günlere ait alacağını kiraya verenden isteme hakkı mahfuzdur” şeklinde hükme yer verildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından davalı-karşı davacının sözleşme ile kararlaştırılan ihbar şartına uyarak 27.12.2012 tanzim tarihli ihtarname ile kiralananın 1 ay içinde tahliye edileceğini bildirdiği, 08.02.2013 tanzim tarihli ihtarname ile kiralanana ait anahtarların teslim alınmaktan imtina edildiğinin bildirildiği ve 21.02.2013 tarihli birlikte imza altına alınan tutanak ile anahtarların kiralayana teslim edildiği anlaşıldığına göre, tahliye tarihinden itibaren dönem sonuna kadar ödenen kira parasının hesaplanarak davalı-karşı davcıya ödenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının karşı davaya yönelik temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK. ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK. nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacının asıl davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden hükmün usul ve yasaya uygun olan asıl davaya yönelik kısmının ONANMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, 26/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.