YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4089
KARAR NO : 2014/13768
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ : Geyve Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2014
NUMARASI : 2013/50-2014/53
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkiline ait bulunan taşınmazın 01.01.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalı tarafından kullanıldığını, kira sözleşmesinin süresinin bir yıl olarak düzenlendiğini, sözleşmede kira bedelinin düşük belirlendiğini, G. Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından kira bedelinin aylık 3.000 TL edebileceğinin tespit edildiğini, davalı tarafa noter ihtarnamesi ile kira bedelinin ocak 2013 tarihinden itibaren aylık 3,000 TL olarak ödenmesini istediklerini, davalı tarafın da cevaben kira artışını kabul etmediğini bildirdiğini, belirterek müvekkiline ait taşınmazın kira bedelinin Ocak 2013 tarihinden itibaren aylık 3.000 TL olarak tespitine, bu bedelin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili beyan dilekçesinde; davalının davacıya ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, davacının basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında olduğunu, kira kontratının yapıldığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında dava konusu taşınmazın mahiyetinde ve niteliğinde her hangi bir değişikliğin olmadığını, başkanlığın kira sözleşmesi mukabilinde her yıl için belirlenen artışları yaptığını, hiç bir makul gerekçe olmadan yalnızca düşük fiyattan kiralandığı gerekçesi ile kira bedelinin tespiti talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kira kontratının hususi şartlar başlıklı 2. maddesi ile kira bedelinin belirleyici olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kira sözleşmesinin ikinci maddesi kapsamında devam eden kira sözleşmesine rağmen davacı tarafın kira bedelinin tespitini ve tahsilini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, kira tespitine ilişkin karar kesinleşmeden tespit edilecek bedelin istenemeyeceğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının kira bedelinin tespitine ilişkin temyiz isteğine gelince; Kiralanan taşınmaz müftülük binası olup, taraflar arasındaki kira ilişkisinin kurulmasından itibaren 3 yıldan fazla bir zaman geçmemişse, kural olarak yeni dönem kira parasının endekse göre saptanması gerekir ise de, davacı taraf temyiz aşamasında davalının eski kiracı olduğunu, davalının taşınmazda uzun yıllardır kiracı olarak bulunduğunu ileri sürerek 01.01.1991 tarihli kira sözleşmesini ibraz etmiştir. Buna göre davacının iddiası üzerinde durularak kira başlangıç tarihinin belirlenmesi, bu konuda taraflara delillerinin sorulması gerekir. Davalı ile davacı arasında düzenlenen 01.01.2012 tarihli kira sözleşmesinin yenileme sözleşmesi olduğu sonucuna varılırsa; mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak en son yapılan 01.01.2012 tarihli sözleşmenin, serbest iradeyle yapılmış, önceki sözleşmeden ayrı şartları içeren, rayiç ve emsale uygun, hak ve nesafeti yansıtan bir sözleşme olduğu saptandığında “talebin serbest iradeyle rayiç kira bedeli üzerinden yapılan sözleşme süresini takip eden üçüncü döneme ilişkin olması” nedeniyle endeks uygulanmak suretiyle kira parası saptanmalıdır. Aksi halde ise; (yani önceki sözleşmelerin devamı kabul edilmesi halinde) hak ve nesafet kuralları uyarınca 18.11.1964 gün 2\4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan hususlar gözetilerek hak ve nesafete uygun bir kira parası belirlenmelidir. Bunun için bilirkişilerden ek rapor alınarak istenilen hususlar açıklattırılmalıdır. Taraflar arasındaki kira ilişkisinin uzun yıllar öncesine dayalı olup yenilenerek devam ettiği hususu üzerinde durulmadan davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.