Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/4297 E. 2014/13714 K. 10.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4297
KARAR NO : 2014/13714
KARAR TARİHİ : 10.12.2014

MAHKEMESİ : Uşak 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/12/2013
NUMARASI : 2013/392-2013/1231

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
MK’nun 640/2.maddesine göre “mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.”
İştirak halinde mülkiyet diğer bir deyişle elbirliği mülkiyetinin esasında, iştirak halinde mülkiyeti meydana getiren kişilerin hepsinin bir arada hak sahibi olmaları yeralır. Bu mülkiyette malikler paydaş değil, ortaktır. Tüzel kişiliğe sahip olmayan bu ortaklıkta, hakkın süjesi ortaklık olmayıp bir bütün halinde elbirliğiyle hareket etmek zorunda olan ortaklardır (MK. md. 640/1). Ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır.
Somut olayda davacı F.. Ö.. tarafından açılan kira bedelinin tespiti davasında, mahkemece daha önce davanın kısmen kabulüne karar verilmişken, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2013/795 E. 2013/2227 K. sayılı bozma ilamında “ Kira tespiti davasını, kira sözleşmesini yapan taraflar açabileceği gibi, o taşınmazın maliki veya paydaşlarından her biri de açabilir. Kiralanan, iştirak halinde mülkiyete konu ise, tüm mirasçıların birlikte dava açmaları veya açılan davaya katılmaları yahut izin belgesi vermeleri ya da miras şirketine mümessil tayini ile mümkündür. Kiralanan müşterek mülkiyete tabi ise, her paydaş kendi payı oranında kira parasının tespitini isteyebilir.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmesi ve mahkemece bozma ilamına uyulması üzerine, davacı vekili, hissedarlardan K.. P.., A.. P.., R.. K.. davaya muvafakatini sağlaması üzerine yargılamaya devam ederek davanın esası hakkında karar verilmiştir. Dosya ibraz edilen tapu kaydına göre davacı ve davaya muvafakati sağlanan diğer hissedarlar dışında V.. P.. adında mirasçı olduğu da anlaşılmaktadır. Her ne kadar V.. P.. tarafından miras hissesinin satışına ilişkin “Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” imzalandığı tapuya şerh edilmiş ise de satış vaadi sözleşmesi, mülkiyetin veya miras hissenin devri sonucunu doğurmayacağından tereke üzerinde hissedarlığı devam etmektedir. Bu durumda V.. P..’ın muvafakatinin sağlanmaması nedeniyle tüm mirasçıların muvafakatinin sağlanamaması, terekeye temsilci atanmaması nedeniyle, bozma gereğinin yerine getirildiği söylenemez.

Buna göre mahkemece, davacı vekiline, davaya muvafakati sağlanmayan V.. P..’ın muvafakati sağlaması yahut muvafakatinin sağlanamaması halinde terekeye temsilci atanması için dava açmak üzere mehil verilerek, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, usulünce taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.