Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/6449 E. 2015/4031 K. 21.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6449
KARAR NO : 2015/4031
KARAR TARİHİ : 21.04.2015

MAHKEMESİ : İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2013/396-2014/175

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kefil T.. K.. yönünden reddine, davalı kiracı şirket yönünden kısmen kabulü ile davalının 266,98 TL asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili ve davacı vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Davalı kefilin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2 maddesinde; Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Davalılar kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden dava değeri üzerinden davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken, mahkemece davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde taraflar arasında 01.07.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin bulunduğunu, davalıların kira bedellerini eksik ödediğini, davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, icra takibine haksız itiraz ettiklerini belirterek davalıların itirazlarının iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili davalı kefil Tuncay’ ın davaya konu alacaktan sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmeyi imzalayan E…D…’in şirket yetkilisi olmadığını, taraflar arasındaki gerçek sözleşmenin 01.11.2008 başlangıç tarihli sözleşme olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece takibe dayanak olan 01.07.2008 tarihli kira sözleşmesine göre kira ödemesi yapılmadığı, bu sözleşme ile kararlaştırılan aylık 4.000 TL kira bedelinin rayiç kirayı yansıtmadığı 01.11.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesine itibar edilmesi gerektiği gerekçesiyle alacak hesaplanmış ve 266.98 TL kira alacağı üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık aynı taşınmaz için düzenlenmiş 01.07.2008 başlangıç tarihli, bir yıl süreli aylık kira bedeli 4.000 TL olan kira sözleşmesi ile 01.11.2008 başlangıç tarihli üç yıl süreli ve kira bedeli aylık 1.000 TL olan sözleşmelerden hangisine itibar edileceği noktasındadır. Her iki sözleşmedeki imzaların taraflara ait olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı şirket vekili davacının dayandığı sözleşmeyi imzalayan E… D…’ in şirketten ayrıldığını savunmuş ise de, dosyada mevcut İzmir Ticaret Sicil Memurluğu’ nun 09.06.2008 tarihli ilanında; E… D…’ in 06.06.2008 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile şirketi temsile yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ilk sözleşme ortadan kaldırılmadığına göre Mahkemece uyuşmazlığın davacının dayandığı 01.07.2008 başlangıç tarihli ve 4.000 TL bedelli kira sözleşmesi uyarınca çözümlenmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı kiracının ibraz ettiği 01.11.2008 tarihli sözleşmeye göre alacak hesaplanarak hüküm kurulması doğru değildir.
Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı kefilin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yerolmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.