Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/6654 E. 2015/2810 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6654
KARAR NO : 2015/2810
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2014
NUMARASI : 2011/663-2014/14

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmiş olan kira bedelinin istirdadı ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Mahkemece istirdat isteminin kısmen kabulüne verilen üç adet bonodan borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delilere hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Taraflar arasında düzenlenen 01.10.2008 başlangıç tarihli ve 10.10.2013 başlangıç tarihli boş arsa kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede 4 parselden 914 m2,5 parselden de 1.086.m2 yer olmak üzere toplam 2.000 m2 yer kiralandığı ve iş yeri depo olarak kullanılacağı ilk yıl kirasının 9.000 TL takip eden aylar kirasının ise her yıl %10 artırımlı olarak her yıl kira bedeli belirlendiği anlaşılmaktadır.Davacı kira sözleşmesi yaptıktan ve kiraya verene kira bedeli karşılığında senet ve çek verdikten sonra taşınmazı kullanmaya başladığını kabul etmektedir.Davacı kiralananı kullanmak için bakım onarım yaparken kiralananın 01.04.2009 tarihinde beş yıllığına bir başka kişiye kiralandığını öğrendiğini ve davacının kiralananı kullanma hakkının engellendiğini, beş yıllık kira bedeli için çek ve senet verdiğini iadesini istediği halde kendisini oyaladıklarını,ilk yıl kirasının 2.500 TL peşin 6.500 TL lik çekinde 01.06.2009 tarihinde tahsil edildiğini ikinci yıl kirası 9.900 TL lik senet ise bir başka kişiye ciro edilerek takibe konmuş ve bu kira bedeli de alacaklıya ödendiğine dair belge düzenlendiğini,kiralanan yeri kullanamadığı gibi kullanamadığı yere de kira bedeli ödediğini belirterek ödenmiş olan 18.900 TL kira bedelinin istirdadına,kira bedeli karşılığı verilen 30.08.2011,30.08.2012 ve 30.03.2013 vadeli 3 adet bonodan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.Davalı ise savunmasında davacı kiracı ile görüştükten sonra 5 parselde kalan kısmın 3.kişiye kiralandığını, davacının kullanmadığı yeri dava dışı 3.kişiye kullandırdığını bunda kendilerinin bir kusuru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davacı kiracı 4 ve 5 parsellerden 2.000 m2 yeri 01.10.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralamış,üçüncü kişi ile kiraya verenler arasındaki kira sözleşmesi ise 01.04.2009 tarihlidir.Yapılan keşifte bilirkişiler üçüncü kişi Necla Erdönmezin kullandığı yeri 4 parsel

olarak belirtmişlerdir.Davacı kiracı halen taşınmazda kiracı olduğu halde 3.kişi hakkında şahsi hakka dayalı olarak el atmanın önlenmesi davası açmamıştır.Yani 3.kişinin kullanmasına rıza göstermiştir.Öte yandan kiralayanların 3.kişi ile sözleşme yaptıklarından dolayı kiracının kira bedelinden indirimde bulunma ve sözleşmeyi feshetme yetkisi olduğu halde seçimlik hakkını da kullanmamıştır.Davacının taşınmazı da tahliye ettiğine dair dosya içinde yazılı bir belge bulunmadığı gibi buna ilişkin bir beyanı da bulunmamaktadır. Sözleşme feshedilip kiralanan tahliye edilmediği sürece kiracının kira ödeme yükümlülüğü devam eder.O nedenle ilk ve ikinci yıl kira bedellerinin ödenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.Diğer yıllara ilişkin verilen senetler ise kira sözleşmesi halen ayakta olup feshedilmediğinden bonoların bedelsiz kaldığından da söz edilmesi mümkün değildir.Bu nedenle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 23/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.