Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/675 E. 2014/12258 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/675
KARAR NO : 2014/12258
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

MAHKEMESİ : Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/06/2013
NUMARASI : 2012/401-2013/752

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılmış sözleşmenin haklı feshi nedeniyle ödenen kira bedelleri ve masraf alacağı istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacının dava konusu işyerlerini 06.12.2011 düzenleme tarihli 01/01/2012 başlangıç tarihli iki adet kira sözleşmesi ile davalıdan kiraladığını, mecurda ticari faaliyetine geçebilmek için hazırlığa başladığını, ancak 22. İcra Müdürlü’ğünün 2010/1371 Esas sayılı dosyasından dükkanlardan birinin Yapı Kredi Bankası, diğerinin bir şahsa ihale edildiğini, Ankara 12. İcra Mahkemesi’nin 2011/200, 201, 202, 203, 239, 240 Esas sayılı dosyalarında ihalenin feshi davaları açıldığını ve henüz ihalenin kesinleşmediğini, ihaleden sonra taşınmazın ne şekilde idare edileceğinin icra dairesince kararlaştırılacağı bir dönemde davalının müvekkili ile kira sözleşmesi yaptığını, ihale kesinleşince müvekkilinin taşınmazları tahliye etmek zorunda kalacağını, davalının mecurları uygun bir şekilde teslim ve kullanıma uygun şekilde bulundurma yükümlülüğüne uymadığını, bu nedenle sözleşmenin 13.12.2011 tarihinde feshedildiğini, anahtarın 14.12.2011 tarihinde notere tevdi edildiğini belirterek, peşin kira bedeli olarak ödenen 4.350 TL, temizlik işleri için 500.- TL, dükkanlardaki ölçülere göre sipariş edilen raf ve ekipmanlar için 17.000 TL olmak üzere toplam 21.850 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise taşınmazların ihale edildiğini ancak tarafından açılan ihalenin feshi davası sonucunda ihalenin feshine karar verildiğini kararın alacaklı tarafından temyiz edildiğini davacı şirket yetkilisine söylediğini, kira sözleşmesi tarihi olan 06/12/2011 tarihi itibariyle ve halen kendisinin malik olduğunu, hal böyle iken sözleşmenin tek taraflı feshinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece feshin haklı nedene dayalı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 06.12.2011 tarihinde düzenlenen 01.01.2012 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazların 28.02.2011 tarihinde icra müdürlüğü tarafından yapılan ihale sonucu 3. kişilere satıldığı, davalı tarafından ihalenin feshine ilişkin açılan davalarda ihalenin feshine ilişkin mahkeme kararlarının Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından 12.04.2012 tarihinde davanın reddine karar verilmesi gerekeceği vurgulanarak bozulduğu, ilk derece mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak ihalenin feshi davalarının reddine dair verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği görülmektedir. İ.İ.K.nun 134/1. maddesinde “İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır.”, aynı kanun’un 135/2. maddesinde “Taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akte dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise onbeş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur.” hükümleri düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre ihale tarihinden sonra taşınmazların idaresinin icra müdürlüğünde olduğu ve İ.İ.K.nun 135/2.maddesi gereğince ihalenin kesinleşmesi ile davacı kiracının kiralanandan 15 gün içinde tahliye edilebileceği izahtan varestedir. Her ne kadar davalı tarafından bu durumun davacı kiracıya bildirildiği savunulmuş ise de bu husus usulünce ispat edilememiştir. Bu durumda davacı şirketin tahliye tehdidi altında kısa süreliğine 2 adet taşınmazı kiralayıp tadilat, dekorasyon ve reklam masrafları yapması beklenemeyeceğinden sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığının kabulü ile davacı talepleri konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.