Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/683 E. 2014/2075 K. 25.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/683
KARAR NO : 2014/2075
KARAR TARİHİ : 25.02.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı-k.davalı vekili Av. … ve davalı-k.davacı … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava,davacı kiracı tarafından kiralayan aleyhine açılan 6.000 USD depozito bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine,Birleşen İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/226 Esas sayılı dava,davacı kiralayan tarafından davalı kiracı aleyhine açılan kiracının erken tahliyesi nedeniyle dönem sonuna kadarki 8 aylık toplam 80.000 TL kira parasının tahsili istemine,Birleşen İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/227 Esas sayılı dava,davacı kiralayan tarafından davalı kiracı aleyhine açılan kiralanana imar ve sözleşmeye aykırı olarak yapılan imalatların eski hale getirilmesi bedeli ve tamir süresi kira parasından oluşan toplam 43.972,40 TL alacağın tahsili istemine,Birleşen İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/227 Esas sayılı davada,davalı kiracı tarafından davacı kiralayan aleyhine açılan Karşı dava,kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masraflar bedeli 7.000 TL’nin tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece,Asıl davanın,Birleşen İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/226 Esas sayılı ve İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/227 Esas sayılı davalar ile Karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre birleşen İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/227 Esas sayılı davanın reddine ilişkin hükme davacı kiralayan vekilinin,karşı davanın reddine ilişkin hükme davalı-karşı davacı kiracı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
./..

2-Asıl davanın reddine ilişkin hükme yönelik davacı kiracı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı kiracı vekili,davalıya ait taşınmazda 1.6.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu,kira sözleşmesi gereğince davalı kiralayana 6.000 USD depozito ödendiğini,kira sözleşmesinin 18.11.2008 tarihinde feshedilip taşınmazın tahliye edilmesine ve anahtarın tevdi mahalli dosyasına teslim edilmesine rağmen davalı kiralayanın depozito bedelini iade etmemesi üzerine tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesi vermemiş,mahkemece depozitonun iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.6.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli ilk kira sözleşmesinin 7.maddesinde “…kiracıdan 4000 Amerikan Dolar’ı depozito alındığı,kiracının işyerini ikinci yıldan sonra tahliye etmesi durumunda herhangi bir hasar, zarar, ziyan ve herhangi bir borç yok ise depozitonun kiracıya iade edileceği…” kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 1.6.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli ikinci kira sözleşmesinin 7.maddesinde “…6.000 Amerikan Doları depozito verileceği,tahliye halinde mal sahibine herhangi bir borç yok ise depozitonun aynen iade edileceği…” kararlaştırılmıştır. Davacı kiracının depozito verdiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığına,kiralananın yargılama sırasında dava dışı 3.kişiye satılmış olması davacı kiracının davalı kiralayandan(eski malik) depozitonun iadesini istemesine engel değildir. Ancak,taraflar arasındaki her iki sözleşmede de depozitonun kiracının herhangi bir borcunun olmaması halinde iade edileceği kararlaştırıldığına ve Birleşen İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/226 Esas sayılı dosyasında da davacı kiralayan tarafından kiracı aleyhine açılan erken tahliye nedeniyle kira paralarının tahsiline ilişkin alacak davası bulunduğuna göre mahkemece kiracının depozitonun iadesi talebinin ,kiralayanın erken tahliye nedeniyle açtığı alacak davası ile birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
3- Birleşen İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/226 Esas sayılı davanın reddine ilişkin hükme davacı kiralayan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı kiralayan vekili,davalı kiracının taraflar arasında sonradan düzenlenen 1.6.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesinin 31.5.2010 tarihinde sona ermesi gerekirken davalı kiracının 18.11.2008 tarihli ihtar ile akdi feshettiğini bildirip,kira süresi dolmadan taşınmazı boşaltıp terk ettiğini,anahtarı tevdi mahalli dosyasına bıraktığını,davacı alacaklının anahtarı tevdi mahalli dosyasından 17.2.2009 tarihinde teslim aldığını,kira sözleşmesinin 9.maddesi gereğince 3 ay önceden feshi ihbarda bulunmadığından davalı kiracının dönem sonuna kadarki kira paralarından sorumlu olduğunu belirterek(2009Ekim ila 2010 Mayıs arasındaki kiralar yönünden dava haklarını saklı tutarak) 2009 Şubat ayı ila 2009 Eylül ayları arasındaki 8 aylık kira parası olan 80.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı kiracı vekili,sözleşmedeki 3 ay önceden fesih bildirimi şartının yerine getirildiğini belirterek davanın reddini savunmuş,Mahkemece,davalı kiracının 3 ay önceden feshi ihbarda bulunduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 1.6.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli sözleşmeden sonra aynı yerle ilgili olarak 1.6.2007 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği,bu son sözleşmenin 9.maddesinde “…kiracının kiralananı kontrat hitamında tahliye etmek isterse mal sahibine üç ay önceden yazılı bildirimde bulunacağı…” ./..

kararlaştırıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı kiracının davacı kiralayana 18.11.2008 tarihli feshi ihbar göndererek “…sözleşmenin 9.maddesi gereğince 3 ay önceden akdi feshettiklerini…”bildirdiği,anahtarı da İzmir .7.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/96 d.iş sayılı dosyasına 6.2.2009 tarihinde teslim ettiği anlaşılmıştır. 1.6.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 9.maddesinde “…kiracının kiralananı kontrat hitamında tahliye etmek isterse mal sahibine üç ay önceden yazılı bildirimde bulunacağı…” kararlaştırılmıştır. Bu düzenleme 6570 sayılı yasanın 11.maddesindeki “…kiracının kira müddetinin bitmesinden en az 15 gün önce mecuru tahliye edeceğini yazılı olarak bildirmemesi halinde akdin aynı şartlarla yenileneceğine…” ilişkin düzenleme karşısında geçersizdir. Kira sözleşmesi kira süresi dolmadan kiracı tarafından haksız yere feshedildiğine göre kiracı kural olarak dönem sonuna kadarki kiralardan sorumludur. Buna karşın kiralayanın da, kendi üzerine düşen görevi yapması, kiralananın yeniden kiraya verilebilmesi için gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 44. maddesi hükmü gereğidir. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Mahkemece,dava konusu kiralananın aynı şart ve koşullarla yeniden kiraya verilebileceği süre tespit ettirilip,tespit edilen bu süre(makul süre) kadar kira parasının belirlenip davalı kiracıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin tümünün reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle Birleşen İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/227 Esas sayılı dosyasındaki dava ve karşı davanın reddine ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle asıl davanın reddi ve Birleşen İstanbul 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/226 Esas sayılı davanın reddine ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin davacı-karşı davalıdan alınmasına, istek halinde bozulan kısım için peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.