YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7298
KARAR NO : 2014/9113
KARAR TARİHİ : 08.07.2014
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira parasının tahsili yönünden yapılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra hukuk mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere, itirazın kaldırılmasına ilişkin davanın açılmasından sonra davalı borçlunun itirazını geri almasının icra inkar tazminatı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağına göre davalı borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı borçlu vekilinin itirazın kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 01.02.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı, davalı borçlu aleyhine … 31. İcra Müdürlüğü’nün 2014 / 313 sayılı dosyasında 09.01.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 1.736.03 TL’den Temmuz 2013 – Ocak 2014 arası aylar kirasının tahsilini talep etmiş, Örnek 7 ödeme emrinin 10.01.2014 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine de, davalı borçlu, 14.01.2014 tarihli itiraz dilekçesi ile, icra takibinin haksız ve dayanaksız yapıldığını, ödeme emri ile istenilen borca, işlemiş faize ve takibin fer’ilerine itiraz ettiğini belirterek icra takibini durdurmuştur. İtiraz üzerine davacı alacaklı tarafından itirazın kaldırılmasına yönelik 23.01.2014 tarihinde işbu dava açılmış ise de, bu kez davalı borçlu vekili 10.02.2014 tarihli dilekçesi ile icra müdürlüğüne başvurarak ödeme emrine zühulen itiraz edildiğini, itirazlarını geri aldıklarını beyan etmiştir. Mahkeme ise, yaşanan bu sürece karşın davalının kiralanandaki faaliyetini sürdürmesi, takip konusu edilen borcu da ödememesi gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve davalı borçlunun % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermiştir. Bununla birlikte davanın konusunu itirazın kaldırılması oluşturmaktadır. Yapılan icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine duran takibe devam edilebilmesi için alacaklının ya genel mahkemelerden itirazın iptalini ya da icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep etmesi gerekir. İtirazın iptaline ya da kaldırılmasına karar verilmesi halinde, borçlunun itirazının haksızlığı ortaya çıkacağından takibe devam edilmesi mümkün olabilecektir. Başka bir anlatımla, icra takibine devam edilebilmesi için itirazın iptali ya da kaldırılması zorunludur.
Dava konusu olayda; davacı alacaklı tarafından itirazın kaldırılması davası açılıp, dava dilekçesinin davalı borçluya 03.02.2014 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra davalı borçlu vekili icra müdürlüğüne başvurarak takibe yanlışlıkla itiraz edildiğini beyanla, itirazlarını geri aldıklarını belirtmiştir. İtirazın geri alınması ile duran takibe devam edilmesinin önü açılmış olmaktadır. Mahkeme açısından ise, artık ortada kaldırılması gereken bir itiraz bulunmadığından dava konusuz kalmıştır. Bu itibarla mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kaldırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda ( 1 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle icra inkar tazminatına ilişkin kararın ONANMASINA, yukarıda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itirazın kaldırılmasına ilişkin kararın BOZULMASINA ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.