YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7775
KARAR NO : 2015/5049
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ : İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2013/377-2014/184
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde,kiralanan taşınmaza ait anahtarların 2008 yılı Temmuz ayı sonunda teslim alındığını ödenmesi gereken kira paralarının ödenmemesi nedeniyle davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını davalı borçlunun haksız yere ödeme emrine itiraz ettiği belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili,kiralananın 19.05.2008 tarihinde boşaltıldığını,taraflar arasında başka icra takibi nedeniyle açılan itirazın iptali davasında fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiği bu kararın dava konusu ayları da kapsadığını,dört yıl sonra yapılan icra takibinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.400,00 TL asıl alacak ve 44,48 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın iptaline,asıl alacak üzerinden %9 oranında yasal faiz yürütülmesine yüksek oranda faiz uygulanması isteğinin reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarına gelince;Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.04.2003 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı alacaklı 14.06.2012 tarihinde davalı borçlu aleyhine başlattığı icra takibi ile 2008 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait aylık 2.200,00 TL den 4.400,00 TL kira alacağı ile 3.775,73 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.775,73 TL alacağın tahsilini talep etmiştir.
1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.nun 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan maddede; “Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.
./..
Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerli olur.” hükmü yer almaktadır.
“6101 sayılı TBK.nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinde; “TBK.nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi görülmekte olan davalara da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bir taraf için ticari sayılan iş diğer taraf için de ticari niteliktedir.Davalı şirket olduğuna göre davalı borçlunun avans faizi talep etmesinde bir usulsüzlük yoktur.Bu durumda mahkemece, alacaklının faiz talebi üzerinde durularak karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve görülmekte olan davalara da uygulanması gereken yukarıda açıklanan Kanun hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma yapılarak sonucu dairesinde karar verilmelidir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA , bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde taraflardan peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 25.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.