Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/7928 E. 2015/3700 K. 15.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7928
KARAR NO : 2015/3700
KARAR TARİHİ : 15.04.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/12/2013
NUMARASI : 2012/410-2013/512

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile aylık kira bedelinin 23/12/2010 tarihinden itibaren 1450,00 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde, davacının 21/11/2003 başlangıç, 31/12/2005 bitim tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu,halen 1800 TL kira bedeli ödediğini, bu bedelin emsallerine göre fahiş olduğunu belirterek kira bedelinin dava tarihi olan 23/12/2010 tarihinden itibaren 1.300,00 TL olarak tespit edilmesini istemiştir. Davalı vekili yasa gereği kiralama işlemlerinin 2886 Sayılı Kanun gereği yapıldığını, davacı kiracının 2011 yılı kira sözleşmesini serbest iradesi ile imzaladığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden kiralananın davacı kiracıya 2886 Sayılı Yasa uyarınca yapılan ihale sonucu 21/11/2003 başlangıç, 31.12.2005 bitim tarihli sözleşme ile kiralandığı, daha sonra davaya konu sözleşme ve taahhütnamelerle kiracılık ilişkisinin sürdürüldüğü, taşınmazın yeniden ihale ile kiraya verilmediği anlaşılmaktadır. Her ne kadar sözleşme süresinin 31.12.2005 tarihinde sona ermesinden sonra kira sözleşmesi 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’un 11. maddesine göre yıldan yıla yenilenerek uzamış ise de, Vakıflar idaresine 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinden yararlanma hakkı tanıyan 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 27.02.2008 tarihini izleyen son dönemin bittiği 31.12.2008 tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerekir. Artık bu tarihten sonra yasa gereği sözleşmenin yıldan yıla yenilenmesi olanağı kalmadığından davacı kiracı fuzuli şagil durumuna düşmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.12.2010 gün ve 2010 / 13-671-696 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Dolayısıyla ortada bir kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Her ne kadar kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalı idarenin belirlediği miktarlar üzerinden davacı taahhütname vermek suretiyle taşınmazı kullanmaya devam etmiş ise de, bu durum taraflar arasında kira sözleşmesi yapıldığı ya da kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez. Talep edilen ve davacı tarafından ödenen miktar, gerçekte haksız işgal tazminatı niteliğindedir. Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında kiracılık ilişkisi kalmadığından ve bu nedenle kira parasının tespitini (tenkisini) istemek mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.