Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/8006 E. 2015/3546 K. 09.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8006
KARAR NO : 2015/3546
KARAR TARİHİ : 09.04.2015

MAHKEMESİ : Adilcevaz Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/04/2014
NUMARASI : 2010/7-2014/13

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 27/08/1997 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedelinin 24.000.000 (eski) TL olduğu ve 12 eşit taksitte ödeneceği kararlaştırılmış olup kiralanan 2 nolu dükkan bakkal olarak kullanılmak üzere davalıya kiraya verilmiştir. Davacı tarafından 14/09/2009 tarihinde başlatılan icra takibinde takip talebi ve ekli tahakkuk tablosuna göre 2006 ila 2009 yılları arasında ödenmeyen 4614 TL asıl alacak, 1848,81 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 6462,81 TL alacağın tahsili istenmiştir. Tahakkuk tablosunda 2006 yılı kirası 1080 TL olup 270 TL tahsilat bulunduğu, 2007 yılı kirasının 1188 TL olduğu, 2008 yılı kirasının 1308 TL olduğu 2009 yılı kirasının 1308 TL olduğu görülmektedir. Davalı ödeme emrine süresinde itiraz ederek istenen faiz oranlarının fahiş olduğunu, alacaklıya borcu bulunmadığını 2002 yılında kiralanan yerde dere yatağı olduğunu, dükkanların yıkılacağı veya hazine veya özel idareye devredileceğinden kiraların bu kuruma ödeneceğinin bildirildiğini, kendisi gibi hiçbir esnafın 2002 yılından itibaren kira ödemediğini, borcu kabul etmediğini belirtmiştir. Davacı vekili tarafından açılan davada itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesi istenmiş, davalı ise cevabında; Dava konusu yerle ilgili mülkiyet konusunda sıkıntılar bulunduğunu, kira bedelini 2006 yılının dördüncü ayına kadar ödediğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Davalının 2006 yılı kirası 1080 TL, 2007 yılı kirasından 1188 TL, 2008 yılı kirası olarak 1308 TL, 2009 yılı kirası olarak 1308 TL olmak üzere toplam 4884 TL borcundan 270 TL ödenen miktar çıkarıldığında kalan 4614 TL lik borcunun bulunduğu, davacının davalıya borcunu 7 gün içinde ödemesi için gönderdiği, ihtarnamenin davalıya 24/07/2009 tarihinde tebliğ edildiği, verilen sürede borç ödenmediğinden davalının 01/08/2009 tarihinde temerrüde düştüğü, 01/08/2009 tarihinden itibaren işeyecek %9 oranındaki faiz alacağının 47,29 TL olduğu bildirilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, takibin 4614,00 TL asıl alacak 47,29 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 4.661,29 TL lik kısmı için devamına, davalının itirazı kötüniyetli olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunamamasına göre davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacı vekilinin faiz alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117/2 (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 101/2) maddesi hükmü gereği borcun ifa olunacağı gün sözleşme ile belli edilmiş ise, ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu temerrüde düşmüş olur. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kira parası yıllık 24.000.000 (Eski) TL olarak belirlenmiş ve 12 eşit taksitte ödeneceği kararlaştırılmıştır. Her ne kadar kira taksitlerinin hangi tarihlerde ödeneceği belirtilmemiş ise de kira parasının yıllık tutarı belirlenmiş olmakla kira taksitlerinin son olarak yıl sonunda ödenmesi gerekir. O halde her bir kira yılı sonundan itibaren kira alacağına, yasal faiz oranında faiz alacağı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalıya ihtarname tebliğ tarihi esas alınmak suretiyle faiz alacağı hesaplanması ve bu miktara hükmedilmesi doğru değildir.
3-) Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir. Alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun kötüniyetli olması şartı aranmaz. Mahkemece yazılı gerekçe ile icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.