YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8044
KARAR NO : 2015/3615
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ : Gümüşhacıköy Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/02/2014
NUMARASI : 2013/79-2014/38
Mahalli mahkemesince verilmiş bulunan, yukarıda tarih ve numarası yazılı, menfi tespit davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tahsiline yönelik başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı kiraya verenin, davacı kiracı hakkında 15.07.2010 tarihli kira sözleşmesine dayanarak, 15.09.2010 tarihi ile 15.11.2011 tarihleri arası kira alacağından dolayı 9.000 TL lik takip başlattığını ancak taraflar arasındaki yazılı belgeye göre davacı kiracının 15.07.2010 tarihi ile 15.11.2010 tarihleri arasında toplam 2.400 TL kira borcu olduğunu, alınan ödemeler de çıktığında bakiye 950 TL kira borcu kaldığını belirterek fazla kısım için borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı kiraya veren belge altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. HMK’nın 4. maddesinde ” Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler ” düzenlemesiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yine aynı kanunun 1. maddesinde ” Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir ” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.