YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8615
KARAR NO : 2015/5134
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2013
NUMARASI : 2012/238-2013/41
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava erken tahliye nedeniyle mahrum kalınan kira parasının tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan 15.11.2007 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın davalı tarafından kiralandığını, davalının, … 8. Noterliği’nin 04.02.2009 tarih ve … yevmiye no.lu ihtarnamesi ile sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini belirterek şimdilik en az altı aylık kira tutarı olan 26.203,83 TL tutarındaki tazminatın en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket tasfiye edilmiş olup davada temsil edilmemiştir.
Mahkemece 24.07.2011 tarih 2011/103 Esas-2011/51 sayılı Karar ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş, anılan kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 12.07.2012 tarih 2012/5535 Esas-10586 Karar sayılı ilamı ile davalı tasfiye halindeki şirketin 19.10.2010 tarihinde yargılama sırasında tasfiyesinin sona ererek sicil kaydından terkin edildiği, oysa dava açıldığı tarihte, anılan şirketin tüzel kişiliği devam ettiği, bu şirketin ortaklarına husumet yöneltildiğine göre, davanın belirtilen şirket aleyhine açıldığının kabulü gerektiği, davadan sonra şirketin tüzel kişiliği sicilden terkin edilmiş olup, yargılama boyunca şirket tüzel kişiliğinin devamının zorunlu olduğu, mahkemece, anılan şirketin ihyası için davacı tarafa, dava açmak üzere süre verilmesi, dava açıldıktan sonra, bu davanın sonucunun beklenilmesi, bu şirketin ihyasından sonra, davaya dahil edilmesi, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından sonra da davacının talepleri hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de, bozma kararının gereği yerine getirilmemiştir. Bu dosya için verilmiş bir ihya kararı bulunmadığından taraf teşkilinin sağlandığından bahsedilemez. Mahkemece uyulmasına karar verilen önceki bozma ilamı doğrultusunda bu dosya ilişkin olarak anılan şirket için ihya kararı alınarak taraf teşkilinin sağlanmasından sonra davacının talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. ./..
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.