Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/115 E. 2015/9812 K. 12.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/115
KARAR NO : 2015/9812
KARAR TARİHİ : 12.11.2015

MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/09/2014
NUMARASI : 2014/300-2014/1260

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili tarafından başlatılan icra takibinde 2012 yılı Ocak Şubat ve Mart ayları kira alacakları açıklamasıyla düzenlenen 6195 TL bedelli ve 2012 yılı Nisan ayı araç kira bedeli açıklamasıyla düzenlenen 2065 TL bedelli faturalara dayalı olarak toplam 8260 TL asıl alacak ve 627,30 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini istenmiş olup, düzenlenen ödeme emrine borçlunun itiraz etmesi üzerine açılan davada itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili ise taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi ve araç kiralama ilişkisi bulunmadığını davacıdan araç kiralamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılama sırasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; Davacının 2012 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikinin usulüne uygun ve zamanında yapıldığı, defter kayıtlarının birbirini teyit ettikleri, icra takip dosyasında bulunan kira bedeline ilişkin faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterleri incelemeye açılmadığı için gerekli incelemenin yapılamadığı, ticari defterlerin temin edilmesi halinde inceleme yapılabileceği belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı yanın ticari defterlerini sunmadığı için bilirkişi tarafından incelenemediği, olmayan sözleşmeden dolayı düzenlenen fatura ile davanın ispatlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı HMK nun 222. Maddesinde ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür.
Somut olayda taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı kira ilişkisinin ispatlanması bakımından delil olarak ticari defterlere, bilirkişi incelemesine ve yemin deliline dayanmış olup, mahkemece davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak ve davalı ticari defterlerinde davacının iddia ettiği kira ilişkisini kanıtlayacak kayıt bulunmadığı takdirde, davacının delil listesinde açıkça yemin deliline de dayandığı gözetilerek davalıya yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından ticari defterleri sunulduğu ve bilirkişi tarafından da incelendiği halde, davacının defter ve kayıtlarını sunmadığı ve alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.