YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12975
KARAR NO : 2016/6845
KARAR TARİHİ : 21.11.2016
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile temerrüt nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ile müvekkili arasında 01.03.2014 tarihinde kira sözleşmesi akdedildiğini, ancak davalının kira bedellerini ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ödenmeyen 2014 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ayları kira bedellerinin tahsili amacıyla .İcra Müdürlüğünün 2014/34179 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, icra dosyası ile davalıya takibe konu kira bedellerini ödemesi için 30 günlük ödeme süresi verildiğini, ödenmemesi halinde ise tahliye davası açılacağının bildirildiğini, buna rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek kira sözleşmesinin feshi ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; belediyeye ruhsat işlemleri için müracaat ettiğinde tapuda tek dükkan olarak görülen yerin kaçak olarak bölünerek iki dükkan olarak iki kişiye kiralandığını öğrendiğini, kendisinin ruhsat eksik olması sebebiyle kredilerden yararlanamadığını, dükkan sahibini defalarca uyarmasına rağmen bu problemi ortadan kaldırmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalının dava dosyasına kira bedellerini ödediğine dair herhangi bir ödeme makbuzu sunmadığı, ayrıca İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2014/34179 E sayılı icra dosyasında haciz ve tahliye talepli icra takibi yapıldığı, davacının temerrüde düştüğünün sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, temerrüt nedeniyle aktin feshi ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel (istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmiş ise bu husus da göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödeme de geçerlidir.
./..
Olayımıza gelince; davanın hukuki dayanağı Türk Borçlar Kanunu’nun kiracının temerrüdünü düzenleyen 315. maddesinden kaynaklanmaktadır. Kiralayanın kiracıya göndereceği temerrüt ihtarnamesinde talep edilen kira parasının otuz gün içinde ödenmesinin yazılması, bu süre içinde ödenmediği takdirde akdin feshiyle tahliye davası açılacağı hususunun ihtar edilmesi zorunludur. Davalı aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla 09.12.2014 tarihinde başlatılan takip üzerine, 30 günlük ödeme ve 7 günlük itiraz sürelerini ihtiva edecek şekilde düzenlenen ödeme emri davalıya 01.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava ise ödeme emri tebliğ edilmeden önce 29.05.2015 tarihinde açılmıştır. Bu durumda temerrüt nedeniyle tahliye davasının koşulları oluşmamıştır. Mahkemece tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.