YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1580
KARAR NO : 2015/5153
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
MAHKEMESİ : Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2014
NUMARASI : 2014/983-2014/1554
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, depozito bedelinin tahsili istemine için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Davacı vekili, müvekkilinin kiralananı tahliye etmesine rağmen depozito bedelinin davalı kiraya veren tarafından iade edilmediğini, alacağın tahsili için yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesi gereğince Gebze mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetkisizlik kararı verilmesini savunmuştur. Mahkemece, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın talep halinde yetkili Gebze Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan 01/09/2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 15. maddesinde “Taraflar arasında ihtilaf çıkması halinde Gebze mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.” hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK.nun 17.maddesi “tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmü getirilmiştir. Görüldüğü üzere anılan yasal düzenlemede yetki sözleşmesi konusunda tacirler veya kamu tüzel kişileri ile diğer kişiler birbirinden ayırt edilmiştir. Tacirler veya kamu tüzel kişileri kendi aralarındaki hukuki ilişkilerde her ikisi de hukuken eşit konumda sayılabilirler. Buna karşılık tacirler veya kamu tüzel kişileri diğer bir gerçek kişiye göre, daha güçlü konumda bulunmaktadır. Bu itibarla daha zayıf konumda olan kimselerin daha güçlü olan tacir veya kamu tüzel kişilerine karşı korunma gereksinimi ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla 6100 Sayılı HMK’nun 17.maddesi ile tacirler veya kamu tüzel kişileri ile bu nitelikte olmayan kimseler arasında yetki sözleşmesi yapılmasına engel olunmak istenmiştir. Ayrıca bu kapsamda tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki diğer kimselerin, kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmaları da kabul edilmemiştir. Bu durumda taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde Gebze mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılınması hüküm ifade etmeyecektir. Bu nedenle, Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. ./..
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.