Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/211 E. 2015/9871 K. 12.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/211
KARAR NO : 2015/9871
KARAR TARİHİ : 12.11.2015

MAHKEMESİ : …Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili için kiracı ve müteselsil kefil hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 05.12.2010 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi davalı … kiracı, davalı … müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır.
Davacı kiraya veren tarafından kiracı ve müteselsil kefil hakkında 12.12.2012 tarihinde başlatılan icra takibi ile 05.12.2010 ila 05.12.2012 tarihleri arasındaki kira alacağı toplamı 6.804 TL alacağın tahsili istenmiştir. Ödeme emri borçlulardan kiracı …’ a 17.12.2012 , kefil …’a 28.01.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracı 17.12.2012 tarihli itiraz dilekçesi ile davacıya toplam 5.060 TL ödediğini, bakiye 1.420 TL borcu olduğunu belirtmiş, davalı kefil 30.1.2013 tarihli itiraz dilekçesi ile tüm borca itiraz etmiştir. Mahkemece davalı kiracının ibraz ettiği ödeme belgeleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacı vekilinin davalı kefil …’ a yönelik temyiz itirazlarına gelince; BK 484.maddesi hükmüne göre kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı miktarın sözleşmede gösterilmesi gerekir. Kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami tutarın gösterilmemesi halinde kefalet ancak kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira süresi için geçerlidir. B.K.nun 493.maddesi hükmüne göre süreli kefalette; Kefalet süresini takip eden bir ay zarfında dava açılmaz yada takibe konu edilmez ise kefil borçtan kurtulur. Somut olayda, sözleşme süresi 05.12.2011 tarihinde bitmiş olmasına ve bu tarihi takip eden bir aylık süre geçtikten sonra 12.12.2012 tarihinde takip yapılmış olmasına göre davalı kefilin borçtan kurtulduğunun kabulünün gerektiğinden davacı vekilinin davalı kefil hakkında verilen karar yönünden temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin davalı kiracı …’ a yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili davalı kiracının itiraz ettiği 5.060 TL yönünden itirazın iptalini talep etmiş, davalı kiracı karbon suretli toplam 5.060 TL’lik ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Makbuzların bir kısmında tahsil eden olarak davacı vekilinin isminin yer aldığı, bazı makbuzlarda ise tahsil eden olarak … Koçanoğlu isminin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili … Koçanoğlu’ nun eski bir çalışanı olduğunu kabul etmiş, ancak makbuz suretlerinin karbon suretler olduğunu belirterek ödeme iddiasını kabul etmemiştir. Mahkemece ibraz edilen ödeme belgeleri ve davacı vekilinin davacı kiraya verenin babası olması hususları dikkate alınarak geçerli ödeme kabul edilmiş ise de, ödeme makbuzlarının aslı dosyaya sunulamamıştır. Karbon suret niteliğindeki belgeler üzerinde imza incelemesi de yapılamayacağına göre davalı kiracı ödeme iddiasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece davalı kiracı yönünden davanın kabulü ile kısmi itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı kefil yönünden ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kiracı hakkında verilen hükmün BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına, 12/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.