YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2620
KARAR NO : 2015/2845
KARAR TARİHİ : 23.03.2015
MAHKEMESİ : Didim(Yenihisar) Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/01/2015
NUMARASI : 2014/332-2015/16
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ile elektrik ve su bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, davalı ile arasında sözlü kira sözleşmesi olduğunu, davalının 2.024 TL alacağının tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı, davacının talebi ile kiralananda yaptırdığı imalatların bedelinin, kiradan mahsup edilmesinin kararlaştırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 13.11.2013 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacının temyizi üzerine Dairemizin 17.03.2014 tarihli ilamı ile ” Davacının, bilirkişi raporuna karşı beyanında, davalının imalatları eksik yaptığını, eksik imalatların kendisi tarafından yaptırıldığını beyan ettiği, davacının bu iddiasını kanıtlayamadığı ancak dava dilekçesinde “her türlü delil” ibaresiyle yemin deliline de dayandığı, davacıya kendisinin yaptığını ileri sürdüğü imalatların bedeli yönünden yemin teklif hakkının hatırlatılması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacının, bilirkişi raporuna itirazları ile birlikte, elektrik ve su bedellerine ilişkin belgeleri de sunduğu, bilirkişiden bu konuda ek rapor alınmasını talep ettiği, bu durumda mahkemece davacının takibe konu edilen ve bilirkişi tarafından değerlendirilmesi yapılmayan su ve elektrik borcu nedeniyle ibraz ettiği belgeler değerlendirilmeden elektrik ve su borcuna yönelik istemin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığın gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de; ilamın gerekleri yerine getirilmemiştir. HMK 233. maddesinde ” Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. Sonra “Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?” diye sorar. O kimse de “Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine
yemin ediyorum.” demekle yemin eda edilmiş sayılır. Yemin eda edilirken, hâkim de dâhil olmak üzere hazır bulunan herkes ayağa kalkar düzenlemesi bulunmakta olup, yine aynı yasanın 238. maddesinde ” Hâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder ” düzenlemesi bulunmaktadır. Mahkemece davacının sorduğu sorular davalıya tebliğ edilmiş, yeminle ilgili 14.01.2015 tarihli celsede davalıya usulüne uygun yemini yaptırıldı, yemininde sebat ettiğini beyan etti demekle yetinilmiştir. Bu durumda yukarıda belirtilen yasa hükmünde açıkça ve sırasıyla düzenlediği üzere yeminin taraf üzerinde etkili olabilmesi için öncelikle yemin edecek tarafın bu konuda dikkatinin çekilmesi, daha sonra maddenin 4. fıkrasında geçen yemin formülünün aynen mahkemece hakimince okunup, davalıya tekrar ettirilmesi, bundan sonra yemin teklif eden tarafın sorduğu sorulara ilişkin yemin eden tarafın hakim tarafından ayrıntılı sorgusunun yapılması, varsa mahkeme hakimi tarafından başka sorular da sorulup, yemin eden tarafa beyanının okunup, imzalatılması, ondan sonra yeminin de sebat edip etmeyeceğinin sorulması gerekir. Bu sıra ve düzen ile ettirilmeyen yemin HMK’da açıklanan ilkelere uygun bir yemin sayılmaz. Bu durumda mahkemece davalıya yukarı da belirtilen şekilde yeminin eda ettirilmesi, bundan ayrı bozma ilamında belirtildiği üzere davacının bozmadan önce sunduğu elektrikle ilgili 2012 yılına ait 5 ve 9. ay faturaları ile atık su bedeli ile ilgili 15.05.2012 ve 26.09.2012 tarihli faturalarla ilgili bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi iken davalıya usulü aykırı şekilde yemin ettirilip, elektrik ve su bedeliyle ilgili dosyaya yeni bir belge sunulmadığı gerekçesiyle bozma ilamına yanlış anlam verilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.