YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2810
KARAR NO : 2015/2965
KARAR TARİHİ : 25.03.2015
MAHKEMESİ : İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/01/2015
NUMARASI : 2014/508-2015/27
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili, davalılar vekili ve feri müdahil tarafından temyiz edilmiştir
1-Feri müdahilin kararı temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının gelince;
Davacı alacaklı, taraflar arasında düzenlenmiş 01/04/2013 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesine dayalı olarak 12/05/2014 tarihinde kiracı ve kefil hakkında başlatmış olduğu icra takibi ile Mart, Nisan ve Mayıs 2014 ayları kira bedelinin tahsilini talep etmiştir. Takibe yasal süresi içinde itiraz eden borçlu davalılar, borcu ve takip dayanağı kira sözleşmesini kabul etmediklerini, taşınmaz tahliye edildiğinden kira sözleşmesinin son bulduğunu belirterek itiraz etmişlerdir. Davalılar itirazlarında, icra takibinde dayanılan kira sözleşmesi altındaki imzalarını açık ve kesin olarak reddetmemişlerdir. Davalı borçlunun bu şekildeki itirazı borca itiraz niteliğindedir. İİK.nun 269/2 maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır. Davalı borçlular takibe itirazlarında açıkça ve ayrıca kira sözleşmesindeki imzalarına ve alacağın miktarına karşı çıkmadıklarına göre kira ilişkisi ve takip konusu miktar kesinleşmiştir. Davalıların itirazlarında belirtilen sebeplerle kira parasının istenemeyeceğini, İİK. 269/c maddesi gereğince noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeleri gerektiğine göre olayda yargılamayı gerektiren bir durum olduğundan söz edilemez. Mahkemece, kira sözleşmesi dikkate alınarak taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken takip ve davada taraf olmayan müdahil tarafından açılan kiracılığın tespiti davası nedeniyle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle feri müdahilin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428 ve İİK’nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.