Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/3210 E. 2015/3580 K. 09.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3210
KARAR NO : 2015/3580
KARAR TARİHİ : 09.04.2015

MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2014
NUMARASI : 2014/449-2014/1047

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, Türk Borçlar Kanunu 350. maddesi uyarınca ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının 16.12.2014 tarihli duruşmada 11.5.2015 tarihine kadar sözleşmenin 1 yıl uzadığı ve bu tarihte tahliye edilmesi yönündeki beyanı gözetilerek gerçek ve samimi ihtiyaç olmadığından istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında 11.05.2009 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğunu, oğlunun işsiz olması nedeniyle işyeri ihtiyacı bulunduğundan bahisle 11.3.2014 tarihinde noter kanalıyla çekilen ihtarın 19.3.2014 tarihinde tebliğ edildiğini ve 22.5.2014 tarihinde dava açıldığını belirterek kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı, kira sözleşmesinin 1.maddesinde sözleşmenin 11.5.2014 tarihinde sona erdiği, kiracının 3 ay daha işgal edebileceğinin belirtildiğini bu nedenle davanın süresinde açılmadığını, ihtiyacın samimi olmadığını belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Dosya kapsamından, davacı ile davalı arasında 11.5.2009 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesinin bulunduğu, sözleşmenin 1. maddesinde; “sözleşmenin 11.5.2014 tarihinde sona ereceği 11.8.2014’e kadar kiracının işgal edebileceği”, 11. maddesinde; “kiracı, kira süresinin bitiminden 15 gün evvel tahliye edeceğini yazı ile bildirmediğinde sözleşmenin aynı bedel ve şartlarda 1 yıl uzayacağı” kararlaştırılmıştır. Davacı, 16.12.2014 tarihli duruşmada 11.5.2015 tarihine kadar sözleşmenin 1 yıl uzadığını ve bu tarihte tahliye edilmesini talep etmiştir. Davacı, oğlunun işyeri ihtiyacına dayalı olarak kira sözleşmesinin sonu olan 11.5.2014 tarihinden önce 19.3.2014 tarihinde tahliye istemli noter ihtarını davalıya tebliğ ettirmiş, 1 ay içinde 22.5.2014 tarihinde davayı açmıştır. Dava süresinde olup sözleşmenin 11. maddesindeki şart kiracıyı bağlayıcı niteliktedir kiralayanı bağlamaz. Kiralayan TBK 350/2 maddesi uyarınca belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda 1 ay içinde dava açma hakkına sahiptir. Davacının duruşmadaki beyanı aleyhine olacak şekilde yorumlanamaz. Şu halde davalı tanığı da dinlenerek taşınmazın işe uygunluğu yönünden mahallinde keşif yapılarak tüm deliller toplandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.