Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/3243 E. 2015/5009 K. 14.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3243
KARAR NO : 2015/5009
KARAR TARİHİ : 14.05.2015

MAHKEMESİ : Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/02/2015
NUMARASI : 2014/1082-2015/63

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen takip nedeniyle İ.İ.K. 269/a maddesine dayalı tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanununun 315 ve 362. maddeleri hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının veya yan giderlerin muaccel(istenebilir) olması ve kira bedeli ile yan giderlerin verilen sürede ödenmemiş bulunması, ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kiracıya verilecek süre konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün, ürün kiralarında en az altmış gün, diğer kira ilişkilerinde ise en az on gündür. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta göz önünde tutulmalıdır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez.
Taraflar arasında düzenlenen 05.02.2010 başlangıç tarihli, bir yıl müddetli, aylık 700-TL bedelli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar beşinci maddesinde taşınmaza ait elektrik su ve aidat giderlerinin kiracıya ait olduğu kararlaştırılmıştır. Davacı vekili 13.06.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 900-TL hesabı ile 2013 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran ayları kira bedelleri toplamı 2.700-TL asıl alacak ile 520-TL 2013 yılı Eylül ayı ile 2014 yılı Haziran ayları arası apartman aidat alacağı ve 133-TL gecikme tazminatının tahsilini talep etmiş, ödeme emri borçluya 16.06.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmeyerek, 16.07.2014 tarihinde ödeme emrinde belirtilen banka hesap numarasına asıl borç tutarı olan 2.700-tl ödemede bulunulmuş, aidat borcunun ise site yönetimine ödenip ödenmediğine ilişkin alacaklı tarafından makbuz sunulmadığı belirtilerek aidat borcunun ödenmediği savunulmuştur. Her ne kadar Mahkemece takip talebinde kira alacağının yanında 520-TL aidat borcunun da tahsilinin istenildiği, bu alacağa itiraz edilmediği gibi borcun da ödenmediği, bu alacak yönünden temerrüdün gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yan giderlerin ödenmemesinin temerrüde esas olabilmesi için davacı alacaklı tarafından ödendiğinin ispatlanması gerekir. Davacı alacaklı 520-TL aidat borcunu site yönetimine ödediğine ilişkin makbuz sunmadığına göre bu alacak yönünden temerrüdün oluştuğundan söz edilemez. Mahkemece temerrüdün oluşmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
./..
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.