YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3282
KARAR NO : 2015/3641
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ : İnegöl Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/11/2014
NUMARASI : 2014/146-2014/1288
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, yeni malikin ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı-müvekkilinin davalının oturmuş olduğu, taşınmazı kendi ihtiyacı için kullanmak üzere 28/05/2013 tarihinde malik Ü…K…’den satın aldığını, davalıya noter aracılığıyla 30/05/2013 keşide tarihli ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin davalıya 03.06.2013 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise kendisinin satış yapmadığını, okuma yazma bilmemesi nedeniyle H…B…’nın kendisini kandırdığını, kime nasıl satış yapıldığını bilmediğini, ancak kendisinin evi satmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının yeni malik sıfatı ile edinme tarihi olan 28/05/2013 tarihinden sonra 30/05/2013 tarihinde noter ihtarı ile durumu kiracıya bildirdiği ve 04/02/2014 tarihinde süresinde dava açtığı, davalının tapuda satış işlemini bizzat kendisinin okuyarak imzaladığı, bu nedenle iddiasını kanıtlayacak haklı delilinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ve kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak bir akdin varlığını kanıtlama yükü TMK.nun 6.maddesi uyarınca bunu iddia eden tarafa aittir. Akdin varlığını kanıtlama yükü altında olan taraf bu iddiasını 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 187 ve devamı maddelerine göre kanıtlamak zorundadır.
Olayımızda; davacı, davalının kiracı olduğunu iddia etmediği gibi buna ilişkin herhangi bir delil de ileri sürmemiştir. Nitekim taraflar arasında yazılı bir kira sözleşmesi de bulunmamaktadır. Davacının, dava konusu taşınmazı edinmesinden sonra davalıya taşınmazı tahliye etmesi için ihtar gönderdiği iddiasına karşılık, davalı ise dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu, kendisinin evi satmadığını savunarak kira ilişkisini reddetmiştir. HMK.nun 200. maddesine göre davacının kiracılık ilişkisini tanıkla kanıtlama olanağı bulunmadığından yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Davacı yemin deliline de dayanmamıştır. Bu durumda davacı kiracılık ilişkisini kanıtlayamamıştır. Taraflar arasında kira ilişkisinin varlığı kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.