YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/337
KARAR NO : 2015/6250
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
MAHKEMESİ : Didim(Yenihisar) Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/04/2013
NUMARASI : 2012/498-2013/141
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tespit davasına dair karar Dairemizin 09/07/2014 gün ve 2013/13135-2014/9258 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı ve davalılar tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE ve aynı Yasanın 442.maddesi gereğince takdiren 248.00.-TL para cezası ile aşağıda yazılı harcın karar düzeltme isteyenlerden alınmasına, 22/06/2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, sözleşme ile yapımına izin verilen pergolenin Belediye tarafından onaylanması için davalı kiraya verenin muvafakatname verdiğinin tespiti ve bu işlemlerin yapılması için davacı kiracıya yetki verilmesi istemlerine ilişkin olduğundan hem tespit hem de eda davası niteliğindedir.
Hükme esas alınan ve taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 24.11.2009 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin Özel Şartlar Bölümü 8. maddesinde davalı kiraya verenin, kiralanan dükkanın etrafındaki arsa sınırından dükkana kadar olan çekme mesafelerini oluşturan bahçeleri beton döküp dükkan seviyesine kadar yükseltmesine ve kapatılan bahçe alanlarının üzerine pergole yapıp etrafını kepeklerle kapatması için davacı kiracıya peşinen müsade ettiği kararlaştırılmıştır.
Davacı kiracı, iş bu dava ile davalı kiraya verenden sözleşmenin bu madde hükmünün yerine getirilmesini istemektedir. Bu nedenle davanın 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun 113. maddesi (BK.nun 97. Maddesi) gereğince çözümlenmesi gerekir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun’unun İkinci Bölümünün ikinci ayırımında, Borçların İfa Edilmemesinin Sonuçları Başlığı altında yer alan 113. maddesinde yapma borcunun borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklının masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebileceği, ayrıca borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasına veya bu konuda masrafı borçluya ait olmak üzere kendisinin yetkili kılınmasını isteyebileceği hususları düzenlenmiştir. Ayrıca, eda davasından ayrı olarak tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan Hukuk Muhakemeleri Kanun’unun 106. ve 107. maddelerinin gerek madde metinlerinde, gerekse gerekçelerinde “Eda davasının açılabildiği hallerde tespit davası açılamaz” yollu önermenin hak-arama özgürlüğünün ulaştığı kapasite ve hukuki yarar koşulunun muhtevası karşısında geçerliliğinin olmadığı vurgulanarak, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında tespit davası açanın bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması halinde, tespit davası yoluyla Mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesini talep edebileceğine yer verilmiştir.
Somut olayda; Davacının sözleşme ile yapımını üstlendiği pergolenin Belediye tarafından onaylanması işlemleri için davalının Noter tasdikli muvafakatname vermemesi üzerine, kira sözleşmesinin 8. maddesi ile kararlaştırılan ve yapılan pergolenin Didim Belediyesinde bulunan projeye uygun olup olmadığının, kiralananın dış sınırlarının tamamen yıkılıp kapalı alanlarının kaldırılığını ve binadaki tüm bağımsız bölümlerinin maliki olan davalıların kiralananın yasal şartlar çerçevesinde pergole yapılmasına kira sözleşmesi ile izin ve rıza vermiş olduklarının tespitini istemekte hukuken korunmaya değer güncel bir yararının olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın kubülüne dair verilen hüküm usul ve yasaya uygun olduğundan davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09.07.2014 tarih ve 2013/13135 Esas-2014/9258 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 22.06.2015