Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/3986 E. 2015/4061 K. 21.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3986
KARAR NO : 2015/4061
KARAR TARİHİ : 21.04.2015

MAHKEMESİ : İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2014/495-2014/782

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekieli tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi gereğince düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmemesi ve verilen sürede ödeme de yapılmaması nedeniyle davacı alacaklı temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete, “daimi çalışan şirketin evrak memuru Sinan Keskin’e tebliğ edildi” şerhi ile 22.07.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı taraf yargılamaya katılmamış, cevap dilekçesi de vermemiştir. Tüzel kişilere yapılacak tebligatın ne şekilde yapılacağı Tebligat Kanununun 12-13 ve Tebligat Tüzüğünün 17-18. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre öncelikle tebligatın tüzel kişinin yetkili temsilcisine, yetkilinin bulunmaması halinde ise bulunmama sebebi yazılmak suretiyle orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birisine yapılmalıdır. Şu kadar ki kendisine tebliğ yapılacak memur ve müstahdemin vazife itibariyle o yerde yetkili temsilciden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu gibi işler için görevlendirilen kimselerden olmalıdır. Bu kişilerin de bulunmamaları halinde bulunmadıkları tebliğ mazbatasına yazılarak o yerdeki diğer memur ve müstahdemlerden birine yapılır. Yukarıda açıklandığı üzere yetkili temsilcinin bulunmama sebebi tutanağa yazılmadığından dava dilekçesinin davalı şirkete yöntemine uygun şekilde tebliğ edildiğinden söz edilemez. Mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.