YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4048
KARAR NO : 2015/4102
KARAR TARİHİ : 21.04.2015
MAHKEMESİ : İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/02/2015
NUMARASI : 2014/677-2015/30
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı kiraya veren tarafından davalı kiracı aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı kiracının itirazının bulunmaması üzerine davacı kiralayan icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı kiracı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiraya veren vekili, davalı kiracının dava konusu kiralananda kiracı olup 2012 yılı Kasım, Aralık, 2013 yılının tamamı ve 2014 yılı Ocak ve Şubat ayları kirasını ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, takip üzerine davalı kiracının bir itirazda bulunmadığı gibi, yasal süresi içinde de ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü belirterek, davalı kiracının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı kiracı, duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 25.02.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kiraya veren bu kira sözleşmesine dayanarak davalı kiracı hakkında İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4630 Esas sayılı dosyası ile kira bedelinin tahsili için tahliye istekli icra takibi yapmış, Örnek 13 ihtarlı ödeme emri davalı kiracıya 26.03.2014 tarihinde tebliğ olunmuştur. Davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine davacı kiralayan 07.11.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurarak kesinleşen takip nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 269/a maddesinde, kiralananın tahliyesi isteminde bulunulması için ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde dava açılması gerektiği düzenlenmiştir. Altı aylık sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olması ve kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle davanın süresinde açılıp açılmadığının mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur. İşbu dava ise anılan altı aylık süre geçirildikten sonra 07.11.2014 tarihinde açıldığından, mahkemece süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.