Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/4140 E. 2015/5016 K. 25.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4140
KARAR NO : 2015/5016
KARAR TARİHİ : 25.05.2015

MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/03/2014
NUMARASI : 2013/368-2014/150

Mahalli mahkemesince verilmiş bulunan, yukarıda tarih ve numarası yazılı, menfi tespit davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında, davalıdan araç kiraladığını ancak davalının kiralama sözleşmesi imzalanırken bir de boş bono imzalattığını, kendisinin öğrenci olması nedeniyle kağıdın bono olduğunu anlamadığını, daha sonra araçla kaza yapıldığını davalının araçta meydana gelen hasar bedelini mahkemeye vererek aldığını ancak zararı giderildiği halde bonoyu da icraya koyduğunu kendisinin davalıyı hiç tanımadığını, kendisiyle ticari işi olmasının da mümkün bulunmadığını, ailesinden aldığı harçlıkla geçindiğini belirterek araç kiralanırken alınan bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı bononun davacının borcundan dolayı verildiğini savunmuştur. Mahkemece bononun araç kiralarken davacının elinden boş olarak alınıp daha sonradan doldurulduğu gerekçesiyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. HMK’nın 4. maddesinde ” Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler ” düzenlemesiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yine aynı kanunun 1. maddesinde ” Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir ” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
./..
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.05.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi