YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4422
KARAR NO : 2015/5057
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 18. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/10/2014
NUMARASI : 2013/774-2014/654
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, feshi ihbar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili,arsa niteliğindeki taşınmazın otopark olarak kullanımına ilişkin, 01.04.2004 başlangıç tarihli dokuz ay süreli kira sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmenin süresiz hale geldiğini, müvekkili tarafından, davalıya gönderilen ihtarname ile kira sözleşmesinin TBK’nun 329. maddesi uyarınca altı aylık kira dönemi sonu olan 01.10.2013 tarihi itibarıyla feshedildiğini,ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmesine rağmen, davalının taşınmazı tahliye etmediğini,belirterek davalının arsa niteliğindeki taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili,davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu uyarınca açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya verenler tarafından açılması gerekir. Kiraya verenler birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Şayet kiralayanlardan birisi tarafından dava tek başına açılmış ise dava hemen reddedilmeyip diğer kiralayanların muvafakatlerinin alınması için imkan tanınmalıdır. Buna rağmen muvafakat sağlanamazsa dava reddedilir. Ancak birden fazla kiraya veren var ise ve davadan önce ihtar gönderilmesi gerekir ise ihtarın tüm kiraya verenlerce birlikte gönderilmesi gerekmektedir. Bu eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün değildir.
Olayımıza gelince;Dava konusu kiralanan 01.04.2004 başlangıç tarihli,dokuz ay süreli kira sözleşmesi ile davacı M.. C.. tarafından M.. C.. ve ortağı adına davalıya kiraya verilmiştir.Bu durumda mahkemece davacı M.. C..’in tek başına dava açma hakkının bulunup bulunmadığı ve yukarıda izah edilen hususlar üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.