Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/4480 E. 2015/6829 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4480
KARAR NO : 2015/6829
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ : Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle tahliye, kira farkı alacağı, kira tespiti ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasındaki 11.2.2008 tarihli kira sözleşmesi yıllık 840000TL bedelli olup, kira bedelinin 1365000TL’ye çıkarılması için açılan davada ayrıca, kiralananın tahliyesi, 1000TL kira farkı alacağı ile 10000TL manevi tazminat talep edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen ilk kararın tarflarca temyizi üzerine, davacının tüm temyiz itirazları reddedilerek davalının temyizi yönünden; “…davacının ayrı ayrı tahliye, kira tespiti, alacak ve manevi tazminat isteminde bulunduğu herbir istemin ayrı dava niteliğinde olduğu belirtilerek ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği…” şeklinde bozulduğu, bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda davalı taraf yararına hükümle 34400TL vekalet ücretine karar verildiği, davalı tarafın tavzih istemesi üzerine, 12.3.2015 tarihli tavzih kararı ile vekalet ücretinin 65130TL olarak düzeltildiği anlaşılmaktadır.
Tavzih hususu 6100 sayılı HMK 305.maddesinde ; “ Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, hüküm fıkrasında taraflara tanınan hak ve borçlar temyiz isteminin konusu olup tavzih ile düzeltilemez. Mahkemece vekalet ücretine dair hükmün tavzih yoluyla düzeltilmiş olması doğru değildir. Öte yandan her bir istek kalemi yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken tüm taleplerin toplamı üzerinden hesaplanan tek vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir. Şu halde mahkemece yapılacak iş, mahkemece verilen 4.3.2015 tarihli karar ile 12.3.2015 tarihli tavzih kararının davalı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle davacı yararına kazanılmış hak oluştuğu hususu gözetilerek bozma ilamında belirtilen ve az yukarıda izah edildiği şekilde hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.