Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/4670 E. 2015/5186 K. 27.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4670
KARAR NO : 2015/5186
KARAR TARİHİ : 27.05.2015

MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2015
NUMARASI : 2014/1025-2015/47

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kocaeli 4.İcra Müdürlüğü’nün 2014/5213 E. sayılı takip dosyası ile ödenmeyen 2014 yılı Nisan ve Mayıs ayları ile sözleşme gereği muaccel hale gelen Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları kira parasının tahsilinin istendiğini, davalının takibe itiraz ettiği ancak itirazında belirtilen 1800-TL ödemenin talep edilen aylar değil Şubat ve Mart aylarına ait ödemeler olduğununu belirterek süresinde ödeme olmadığından temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
Takibe ve davaya dayanak yapılan 15.09.2012 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli işyeri olarak kullanılmak üzere kira sözleşmesi düzenlendiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 850,00 TL olduğu, her ayın 15’i ve 20’si arasında ödeneceği, sözleşmenin özel şartlar 8. maddesinde ise, aylık kiralardan birinin ödenmemesi durumunda o kira dönemi içindeki müteakip aylar kira borçlarının muacceliyet kespedeceği hükmüne yer verilmiştir.
Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanunu’nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76’ncı, faize ilişkin 88’nci, temerrüt faizine ilişkin 120’nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138’nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun’da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354’ncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden
./..
itibaren sekiz yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 8 maddesinde muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya kapsamından kiralananı işyeri olarak kullanan kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak davalının tacir olup olmadığı hususu araştırılıp, sözleşmedeki muacceliyet koşulunun geçerli olup olmayacağı belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide eksik incelemeye dayalı red kararı verilmesi doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.