YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4708
KARAR NO : 2015/7468
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekili tarafından, kiracı borçlunun kira borcunu ödemediğinden bahisle 12.07.2013 tarihinde icra takibi başlatılmış, davalı borçluya gönderilen Örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emrinin davalı borçluya 17.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı alacaklı vekili 26.09.2013 tarihinde açtığı dava ile davalının tahliyesini istemiştir. Davalı borçlu duruşmalara katılmamıştır. Mahkemece ….Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/07/2013 tarih ve 2013/375 Esas sayılı dosyasında tedbiren verilen iflas erteleme kararı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 179/b maddesi açıkça erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 Sayılı Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, hükmünü getirmiştir. Zira İİK.nun 179/b maddesi iflasın ertelenmesinden beklenen faydanın gerçekleşmesi şirket veya kooperatif aleyhine başlamış icra ve iflas takiplerinin durmasına bağlıdır.
Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınmaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda, erteleme süresince işleyecek olup, mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır.
206’ıncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir” hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28/09/2012 tarih ve 2012/6-238-2012/635 sayılı kararı ile [Görüldüğü üzere, bu hükümde (İİK.nun 179/b maddesi kastedilerek) iflasın ertelenmesi kararının davalara etkisinden söz edilmemiştir. Bu durum karşısında; iflasın ertelenmesi üzerine borçlu hakkında “hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur” ise de, iflasın ertelenmesinden önce yapılan (veya tedbiren durdurulan) takiplere ilişkin olarak açılan iflas davası dışındaki, itirazın iptali, borçtan kurtulma gibi takiplere ilişkin davalara, dava bir takip işlemi olmadığından erteleme süresi içinde devam edilebileceği, ancak bu davalar sonucunda verilen ilama dayanarak takip yapılamayacağı konusunda doktrinde bir görüş bulunduğu gibi (Pekcanıtez,Hasan;İflas Ertelenmesi, İBD 2005/2, s.344; Atalay, Oğuz Borca Batıktık ve İflasın Ertelenmesi, İzmir, s.152), benzer konuda Yargıtay kararları da bulunmaktadır. (Y.19.H.D. 26/01/2010 gün ve 2009/2694-2010/552; Y.15.H.D. 25/02/2008 gün ve 2007/4752-2008/1114)] görüşüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan kanun hükmü ve Hukuk Genel Kurulu kararına göre, iflasın ertelenmesi kararının verilmesinden sonra borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takibin yapılamayacağı, öncesinde başlamış bir takip varsa,başlayan takiplerin duracağı, iflasın ertelenmesi veya tedbir kararının verilmesinden önce başlatılan takip nedeniyle açılan itirazın kaldırılması, itirazın iptali ya da menfi tespit davalarına iflasın ertelenmesi (ya da tedbir) kararının etki etmeyeceği ancak, açılan bu davaların sonunda verilen ilamların infazını engelleyeceği anlaşılmaktadır. Öte yandan iflasın ertelenmesi ya da takip yapılmaması yönünde verilen tedbir kararından sonra yapılan takip nedeniyle itirazın iptali ya da itirazın kaldırılmasının istenmesi durumunda ise, davanın reddine karar verilmesi gerekecektir.
Somut olayda icra takibi 12/07/2013 tarihinde başlatılmış tedbir kararı 22.07.2013 tarihinde icra takibinden sonra verilmiştir. Bu durumda yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, tahliye isteminin reddine kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.