Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/5583 E. 2015/9692 K. 10.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5583
KARAR NO : 2015/9692
KARAR TARİHİ : 10.11.2015

MAHKEMESİ : Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/03/2015
NUMARASI : 2013/1833-2015/677

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, Bursa Büyükşehir Belediyesinin 26.12.1995 tarihli 3631 karar sayılı encümen kararı gereği …. Otosansit Yanı Yeni Kamyon-Tır Otoparkının, …. Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncuları Derneği’ne işgaliye bedeli karşılığında tahsis edildiğini, …. Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncuları Derneğinin ise söz konusu kamyon-tır garajında bulunan yıkama yağlama tesisini (…-…. numaralı iş yerini) dernek üyelerinden davacılar S… ve N.. A..’ya 15.10.1999 tarihinde tahsis ettiklerini, dava konusu işyerinin ilk önce davacılar tarafından yıkama yağlama olarak işletildiğini, daha sonra davacıların kendisine tahsis edilen iş yerini davacılardan N.. A..’nın oğlu E.. A.. vasıtasıyla kiraya verdiklerini, davalı borçlunun daha önce ortak olduğu kişinin ayrılması ile 19.02.2010 tarihinden itibaren tek başına tarafların sözlü anlaşması ile kiracılığa devam ettiğini ve halen de yıkama yağlama işine devam ettiğini, her ne kadar davalı borçlunun itirazında kira sözleşmesine itiraz etmiş ise de davalının davacıların bilgisi dışında bir kira sözleşmesini kullanarak Gökdere Vergi Dairesine kaydolup vergi levhası aldığını, bu nedenlerle ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 2013/7568 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, dava değeri 23.760 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kiralananın tahliyesine, davalı aleyhine %20 icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davalının söz konusu taşınmaz üzerinde işgaliyeci konumunda olduğunu, taşınmazın …. Emlak’a ait olduğunu, davacı tarafın söz konusu yer üzerinde kiralama vb gibi bir tasarruf hakkı bulunmadığını, davalının 2010 yılında dava konusu taşınmazı kiralamak istediğini ve adı geçen kuruma müracaat etmiş ise de … Emlak’ın söz konusu taşınmazın İl Özel İdaresine tashihli olduğu gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, dosyaya ibraz edilen encümen kararının eski bir karar olduğunu, söz konusu karar ile herhangi bir hak ve kira talep edilmesinin de mümkün olmadığını, …. Mahallesinde bulunan … ada, 18 parsel sayılı taşınmazın davaya konu 300 m²’lik kısmının Belediyeye değil Defterdarlık …. … Emlak Müdürlüğüne ait olduğunu, …. Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncuları Derneği Başkanı A.. B..’in sahte evraklar düzenleyerek hayali sözleşmeler ile kendisinin dahi işgaliyeci konumunda olduğu Hazineye ait gayrimenkulleri maliki imiş gibi haksız bir şekilde satarak ve kiraya vererek haksız kazanç sağladığını, buna ilişkin yasal haklarını saklı tuttuklarını, … Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncuları Derneği eski yönetim kurulu üyesi Y. K. ‘in 2010 yılında davalı ile görüşerek davalının çalıştığı yıkama yağlama yerini E.. A.. diye birinden satın aldığını söylediğini, davalının da E.. A..’ya ulaşarak derneğin kendilerine tahsis ettiğini burayı 2005 yılında boş düz bir yer olarak alındığını ve karşılığında da 17.000 TL dernek başkanına hava parası olarak ödendiğini, yazıhane yaptığını beton döktüğünü ve emek verdiğini bu sebeple olası satılması durumunda kendisinin ön alım hakkı olduğunu bildirdiğini, E.. A..’nın ben o yeri Y.K..’e sattım artık onunla görüş diyerek muhatap dahi olmadığını, Y. K. ‘in ise davalı ile görüşerek 5.000 TL karşılığında dava konusu yeri satabileceğini söylediğini, davalının … Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncuları Derneğinin üyesi olduğunu ve üyelik aidatlarını eksiksiz ödediğini, dava konusu hak üzerinde davacılar N.. A.. ve S.. A..’nın tasarruf yetkisi olmadığını, bu nedenle de davanın sıfat yokluğundan reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece, davacıların bu yeri davalıya kiraya veremeyeceği gibi taraflar arasında kira sözleşmesinin varlığı kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, dava dışı … Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncuları Derneğine tahsis edilen kamyon-tır garajında bulunan yıkama yağlama tesisini (..-… numaralı iş yerini) dernek üyeleri olan davacılara 15.10.1999 tarihinde tahsis edildiğini,davacıların da kendilerine tahsis edilen bu yeri davalı ve dava dışı ortağına kiraya verdiklerini,davalının ortağının ayrılmasından sonra da davalı ile davacılar arasında 19.02.2010 tarihli sözlü kira anlaşması gereğince davalının bu yerde kiracı olduğunu iddia etmiş,davalı vekili ise davacıların bu yeri kiralama, tasarruf etme hakları bulunmadığını, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını savunarak kira ilişkisine karşı çıkmıştır. Ancak kira sözleşmesi düzenlenebilmesi için kiralayanın malik olması zorunlu değildir. Malik olmayan kişilerde kira sözleşmesinin tarafı olabilir.
Bu durumda davacı tarafça taraflar arasında kira ilişkisinin varlığının kanıtlanması gerekmektedir. Davacı tarafça varlığı iddia edilen kira sözleşmesinde yıllık kira bedeli dikkate alındığında dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nun 200.maddesi (yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı H.U.M.K’nun 288.’nci maddesi) gereğince davacılar kira ilişkisinin varlığını ancak kesin delillerle kanıtlayabilir. Davacılar yazılı kira sözleşmesi sunamamıştır. Davacılar vekili, delil listelerinde açıkça yemin deliline dayanmamış ise de, “sair hukuki delil” ibaresi yazılmış olup,davacı tarafın yemin deliline dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece, davacı tarafa, sözlü kira akdinin varlığı hususunda davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.