Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/5611 E. 2015/6281 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5611
KARAR NO : 2015/6281
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/01/2014
NUMARASI : 2013/600-2014/23

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tevdi mahalli tayini, bononun iptali ve alacak davasına dair karar, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava, tevdi mahalli tayini, bononun iptali, karşı dava ise hor kullanma bedeli, tamir süresi kira alacağı ödenmeyen aidat, elektrik ve doğalgaz bedelleri istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın reddine, davaya konu bono üzerine konulan icra takibine koyma yasağının kaldırılmasına, karşı davanın kabulü ile mahsup işlemi yapıldıktan sonra bakiye 618 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl davada, davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında 15.03.2011 tarihli ve bir yıl müddetli kira sözleşmesi bulunduğunu, davacı kiracının 05.12.2012 tarihinde ihtarname çekerek sözleşmeyi 15.03.2013 tarihi itibarıyla feshettiğini ve 08.03.2013 tarihinde de kiralananı tahliye ettiğini ancak davalı kiraya verenin anahtarları almadığını belirterek anahtar teslimi için tevdi mahalli tayini ile sözleşmenin özel şartlar 9. maddesi gereği üç aylık kira bedeli karşılığı depozito yerine verilen 4.800 TL tutarındaki bonodan dolayı davacı kiracının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı kiraya veren karşı davasında; kiralananın anahtarlarını 16.05.2013 tarihinde icra marifetiyle aldığını bu nedenle tevdi mahalline ilişkin istemin konusuz kaldığını, davacı tarafından verilen senedin zararları karşılamadığını, tahliyeden sonra tespit yaptırdığını, tespit bilirkişisinin zarar ve ziyan bedeli olarak 4.785 TL, işçilik bedeli olarak 4.500.-TL belirlendiğini ve kiralananın tamiri için 15 günlük süre gerektiğini ayrıca ödenmeyen aidat elektrik ve doğalgaz bedeli karşılığı 750 TL harcadığını belirterek toplam 10.785 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 4.785 TL hasar, 633 TL aidat bedelinin bulunduğu, toplam alacağın 5.418 TL olduğu, 4.800 TL lik bonunun asıl davanın davalısında kalması gerektiği belirtilerek asıl davanın reddine, davaya konu bono üzerine konulan icra takibine koyma yasağının kaldırılmasına, karşı davanın kabulü ile mahsup işlemi yapıldıktan sonra bakiye 618 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı – karşı davalı ve davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı-karşı davalının hor kullanma bedeline ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6098 Sayılı TBK.nun 316. (BK 256) maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı Kanunun 334. (BK 266) maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Davacının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar kalemlerinin her biri için ayrı ayrı değerlendirme yapılmamıştır. Hasar kalemlerine ilişkin olarak hor kullanım ve olağan kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasar ayrımı yapıldıktan sonra hor kullanma bedelinden olağan kullanmadan doğan eskime bedeli düşülmelidir. Mahkemece yukarıda değinilen maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda bilirkişiden yeniden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davacı kiracı 08.07.2013 tarihinde garajın uzaktan kumanda anahtarını mahkeme yazı işleri müdürlüğüne tevdi etmiş olup bilirkişi raporunda geçen garaj kapısı anahtarına ilişkin belirlenen masrafın dikkate alınmamış olması da doğru değildir.
3- Davalı-karşı davacının işçilik bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Mahkemece hükme esas alınan tespit raporunda 4.785 TL harcama yapılması belirlendikten sonra bu işler için üç işçinin, günlük 100 TL den, 300 TL yevmiye alacağı ve 15 gün süre ile çalışacağı belirtilmiş olup tespit raporundaki toplam işçilik bedeli harcama hariç 4.500 TL hesaplanmıştır. Mahkemece davacının talep ettiği 4.500 TL işçilik bedeli hakkında olumlu – olumsuz hüküm kurulmaması doğru değildir.
4- Mahkemece, sözleşmenin özel şartlar 9. maddesi gereği depozito olarak verilen 4.800 TL bedelli bononun 30.05.2013 tarihli ara kararla icra takibine konulmasının tedbiren engellenmesine karar verildiği gibi davalı-karşı davacı tarafından zaten takip yapılıp tahsile konulmamış bonunun belirlenen alacaktan mahsup edilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de asıl ve karşı dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.