YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5676
KARAR NO : 2015/8397
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
MAHKEMESİ : Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/03/2015
NUMARASI : 2014/1642-2015/388
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.Mahkemece istemin süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda bir ay içinde, dilerse TBK.’nun 351. maddesi uyarınca edinme günü de dahil olmak üzere edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla edinme tarihinden itibaren altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak edinmeyi izleyen bir ay içerisinde bildirimin tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir. Açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.
Olayımıza gelince; Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının,davalının 1.3.2009 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu 5.ada . parseldeki . nolu bağımsız bölümü 11.4.2014 tarihinde satınaldığını, davalıya 18.04.2014 tarihli ihtar ile satın alma ve ihtiyaç nedeniyle tahliye isteminin bildirildiğini belirterek taşınmazın iktisap ve ihtiyaç nedeniyle tahliyesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,davanın süresinde açılmadığını,ihtarın davalının mernis adresine tebliğ edilmediği gerekçesiyle usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini,ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece davacının davalıya gönderdiği 18.04.2014 tarihli ihtarın davalı kiracıya Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine uygun tebliğ edilmediğinden bir ay içinde usulüne uygun ihtar bulunmadığı gerekçesiyle davanın süreden reddine karar verilmiştir.
Davacı yeni malik,satınalmadan itibaren bir ay içinde davalı kiracıya 18.04.2014 tarihli ihtar keşide ederek satınalma ve ihtiyaç nedeniyle tahliye isteğini bildirmiştir. Bu ihtar davalıya Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine göre tebliğ edilmiş olup,tebligatın gönderildiği adres kiralananın adresidir. Davalı vekili, ihtarın davalının mernis adresi olmayan adrese tebliğ edildiğini belirterek tebligatın usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürmüş ise de, tebligatın davalıya ulaşmadığını ileri sürmemiştir. Davalı kiracıya gönderilen tebligatın dava konusu kiralananın bulunduğu adrese gönderilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olarak kabulü hatalıdır. Bu durumda ihtar davalı kiracıya bir aylık yasal süre içinde 08.05.2014 tarihinde tebliğ edildiğine göre davanın süresinde olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın süreden reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.