Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/5969 E. 2015/8805 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5969
KARAR NO : 2015/8805
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : . Sulh Hukuk Mahkemesi

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi talebine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; taşınmazı 08.11.2010 da satın aldığını, önceki malikle yapılan sözleşmeyi kabul etmediğini ancak iyiniyetli olarak davalının taşınmazda kalmasına izin verdiğini, davalının ise hiç kira ödemediği gibi elektrik, su ve site aidat borçlarını da ödemediğini, buna ilişkin davalıya 20.07.2012 keşide tarihli ihtar gönderildiğini ileri sürerek kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili önceki malik ile yapılan 01.01.2007 başlangıç tarihli sözleşme gereği 2012 Aralık ayına kadar kira parasının ödendiğini, 01.01.2013 tarihine kadar kiracı sıfatı ile kullanım hakkı bulunduğunu, davacının daha önce aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2011/3134 sayılı dosyası ile takip başlattığını ve itirazı üzerine açılan davanın derdest olduğunu, kendisine herhangi bir ihtar çekilmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece daha önce verilen davanın reddine ilişkin kararının temyizi üzerine dairemizin 31/10/2013 tarih, 2014/1060 E, 2014/2690 K. sayılı ilamı ile; ” önceki malikle yapılan 01.01.2007 tarihli sözleşmeye dayanılarak 09.05.2011 tarihinde davalı borçlu … aleyhine başlatılan … İcra Müdürlüğünün 2011/3134 sayılı takip dosyası ihtar niteliğinde olup, takip talepnamesinde 4.900 TL ödenmemiş 7 aylık kira bedelinin tahsili talep edilmesi, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde kiracılık ilişkisine karşı çıkmayarak borcu olmadığını bildirmesi nedeniyle kiracılık ilişkisi kesinleşmiş olduğundan mahkemece önceki malikle yapılan 01.01.2007 tarihli kira sözleşmesi hükümleri üzerinde durulup, davacıya ihtar konusu alacağın içeriği de açıklattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda; Davalıya 23/10/2014 tarihli celse 3 nolu ara karar uyarınca verilen süreye rağmen kira ödemelerinin ispatına ilişkin bir delil sunulmadığı, ödemelerin ispatlanamadığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
Eski malikle yapılan sözleşme 01.01.2007 başlangıç tarihli, 6 yıl süreli ve yıllık kira bedeli 8.400-TL olup, kira bedelinin eve yapılacak tadilat karşılığı olduğu belirtilmiştir. Sözleşmenin özel hükümler 3. maddesinde; “ Kiracının odalara, tuvalet ve balkonu tik ağacından yaptıracağı toplam keşif bedeli 55 milyar TL. olup evin tamamı yaptırıldıktan sonra karşılığında 2012 Aralık ayı sonuna kadar ücret ödemeyeceği” kararlaştırılmıştır. Bozma ilamımızda önceki malikle yapılan 01.01.2007 tarihli kira sözleşmesinin yukarıda açıklanan özel hükmü üzerinde durulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilmişken bozma kararı yerine getirilmeden karar verildiği görülmektedir. Öncelikle yukarıda açıklanan sözleşme hükmü üzerinde durulup gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.