Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/6093 E. 2015/8655 K. 19.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6093
KARAR NO : 2015/8655
KARAR TARİHİ : 19.10.2015

MAHKEMESİ : İslahiye Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/02/2002
NUMARASI : 1999/280-2002/60

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı mirasçısı ökkeş alıkuş tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava önalıma konu payın tapusunun iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı mirascısı Ö.. A.. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, önalıma konu payın bulunduğu taşınmazda paydaş olan Z. K.nın 72/112 oranında olan tapudaki payını davalıya sattığını,satıştan müvekkilinin haberdar edilmediğini belirterek önalıma konu tapudaki payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.Davalı ise davayı kabul etitğini önalım bedelini davacıdan tahsil ettiğini ve hiçbir alacağının bulunmadığını beyan etmiştir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir.Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Olayımızda: Önalıma konu payın bulunduğu taşınmazın tapu kaydında 28/112 payın Z.K.,S.. K..,Ö.. K..,M.. K..,M.. K.. Ş.. K..,A.. K.. ve F.. Ş.. adına verasette iştirakli olarak, 72/28 payın ise Z. K. adına kayıtlı iken adı geçenin bu payını 28.9.1999 tarihinde 1.000.000.000 TL bedelle davalı H.. A..’a sattığı ve davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı M.. K..’nın açtığı davaya elbirliği mülkiyetine tabi paydaşlardan S.. K..,Ö.. K..,M.. K..,M.. K.. Ş.K.A.. K.. ve F.. Ş.. davacı vekiline vekalet vererek muvafakatleri sağlanmış ise de, ortak Z. K.’nın davaya dahil edilmediği gibi muvafakati de alınmamıştır.Bu nedenle taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez.Bu durumda yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.