YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6268
KARAR NO : 2015/9534
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2015
NUMARASI : 2014/412-2015/111
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşmiş icra takibine dayalı temerrüt nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiraya veren 06.12.2013 tarihinde başlattığı haciz ve tahliye istemli icra takibinde ödenmeyen 6.000 TL kira alacağının faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri borçlulardan M.. P..’ya 16.12.2013 tarihinde, diğer borçlu K.. Ö..’a 15.04.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, davalılarca icra takibine itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir. Dava ise 15.08.2014 tarihinde açılmıştır. Mahkemece; davalılardan M.. P.. yönünden davanın 6 aylık yasal süre içinde açılmadığı, her ne kadar diğer davalı K.. Ö.. açısından dava süresinde açılmış ise de dava konusu edimin bölünemez olduğu gerekçesiyle tahliye isteminin reddine karar verilmiştir.
İcra takibinde dayanılan ve karara esas alınan 01.06.2012 başlangıç ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi kiracılar M.. P.. ve K.. Ö.. tarafından imzalanmıştır. İcra İflas Kanunu’nun 269/a maddesinde, “Borçlu itiraz etmez, ihtar müddeti içinde kira borcunu da ödemezse ihtar müddetinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde alacaklının talebi üzerine icra mahkemesince tahliyeye karar verilir.” hükmü bulunmaktadır. Mahkemece davanın borçlu-kiracılardan M.. P.. açısından süresinde olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de; davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olup diğer borçlu-kiracı K.. Ö.. açısından dava süresindedir. Mahkemece işin esası incelenerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.