YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/641
KARAR NO : 2015/10168
KARAR TARİHİ : 20.11.2015
MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/10/2014
NUMARASI : 2014/906-2014/1482
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe konu edilen ve hükme esas alınan 15.04.2009 başlangıç 31.12.2009 bitiş tarihli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır sözleşme ile aylık kira parasının 1.010,00 TL olduğu ve her ayın beşine kadar peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davalı sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davalı kefil tarafından imzalanan 29.12.2011 tarihli taahhütname ile 2012 yılı için aylık 1300 TL toplam 15.600,00 TL kira bedelini ödemeyi kabul ederek müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatının devam ettiğini beyan etmiştir. Davacı tarafından 25.02.2014 tarihinde davalı kefil ile birlikte dava dışı kiracı ve dava dışı diğer kefiller hakkında başlatılan icra takibinde 05.11.2010 ila 05.12.2012 tarihleri arasındaki 26 adet kira alacağı toplamı 31.434,00 TL asıl alacak ve 6.301,57 TL işlemiş faiz alacağının tahsilinin istenmiş, icra takibine konu kira alacakları içinde aylık 1.300,00 TL üzerinden 2012 yılı aylarının tamamının da kira paralarının tahsilinin istendiği görülmüştür. BK. 484 maddesi hükmüne göre kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı miktarın sözleşmede gösterilmesi gerekir. Kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami tutarın gösterilmemesi halinde kefalet ancak kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira süresi için geçerlidir. Öte yandan davalının kefaleti, BK. 493. maddesi uyarınca sınırlı süreli bir kefalet olup anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere, kefalet süresinin bitimini takip eden bir ay zarfında alacaklı icraya veya mahkemeye müracaatla hakkını takip etmezse, yahut takibatına uzun müddet ara verirse, kefil kefaletten beri olur. Olayımızda sözleşme ve taahhüt süresi bitmiş olmasına rağmen, BK. 493 maddesinde belirtilen bir ay içerisinde icra takibi yapılmamıştır. Sözü edilen süre hak düşürücü süre olmasına nazaran mahkemece davalı kefil hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.