Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/6435 E. 2015/9087 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6435
KARAR NO : 2015/9087
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

MAHKEMESİ : Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/03/2015
NUMARASI : 2014/624-2015/82

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak nitelik olarak duruşmaya tabi olmadığı gibi, dosyada pullarının olmadığı görüldüğünden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kocaeli G. i. nolu parsellerin davalıya kiralandığını kira bedelinin düşük olduğunu belirterek enflasyon değerleri, emsaller ve rayiç kira bedellerine göre aylık kira parasının 2.500,00 TL’ye çıkarılmasını talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece 01/03/2011 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin brüt 1.843,75 TL olarak tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 01.03.2009 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile 413 m2 yüzölçümündeki 1122 ve 1123 parsel nolu taşınmazlar boş arazi antrepo müştemilatı olarak kullanılmak üzere davalıya kiralanmıştır. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda taşınmazların açık alan olarak kullanıldığı belirlenmiş olup, kiralananların dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan 6570 sayılı Yasaya tabi musakkaf taşınmaz niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava başlangıçta Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış olup, Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 25/04/2013 tarih ve 2011/416 Esas 2013/521 Karar sayılı hükmü ile 01.03.2011 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 1.475,00 TL olarak tespitine karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14.04.2014 tarih ve 2013/13260 Esas 2014/4948 Karar sayılı ilamı ile hüküm bozularak, Borçlar Kanununa tabi olan taşınmazlar hakkındaki kira sözleşmesinin süresi hitamında sona ereceği, kira akdinin asli unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle artık devam eden bir kira sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği musakkaf olmayan kiralananlara yönelik açılan kira tespit davasında görevin genel kurala göre belirleneceği, bu sebeple dava değeri gözetilerek davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılama yapılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 01.07.2014 tarih ve 2014/575 Esas 2014/727 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir. Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile 01/03/2011 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin brüt 1.843,75 TL net 1.475,00 TL olarak tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların nitelikleri tapu kayıtlarına göre arsa, tarla ve bağ olup dava tarihinde yürürlükte bulunan 6570 sayılı Yasa hükümlerine tabi olmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Kira tespit davaları 6570 sayılı Kanuna tabi taşınmazların kiraları ile ilgili olarak açılabilir. 6570 Sayılı Yasanın 1.maddesi kapsamına girmeyen yerlerde Borçlar Kanunu hükümlerine göre işlem yapılacağı dikkate alınmalıdır. Borçlar Kanununa tabi olan yerlerde ise, akit kural olarak sözleşmede öngörülen sure hitamında sona erer. Kira bedeli hakkında taraflar arasında anlaşmazlık bulunması durumunda kira akdinin asli unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle artık devam eden bir kira sözleşmesinin varlığından söz etme olanağı yoktur. Somut olayda, dava tarihi itibarıyla kiralananın 818 Sayılı Borçlar Kanununa tabi yerlerden olduğu ve kira bedeli hakkındaki uyuşmazlık nedeni ile devam ettiğinden söz edilecek bir kira akdi de bulunmadığına göre, davacının kira tespit davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kira bedelinin tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.