YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6465
KARAR NO : 2015/9085
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sözleşmeye aykırılık nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 01.06.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalı kiracının yerine getirmekle yükümlü olduğu edimlerin sözleşme maddelerinde ayrıntılı olarak ifade edildiğini, Bakırköy 40. noterliğinin 23.10.2012 tarih 23. yevmiye nolu ihtarnamesi ve Bakırköy 40. Noterliğinin 17.05.2013 tarih ve . yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırı uygulamaların ve eksik hususların giderilmesi için davalıya önel verildiğini, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/58 D.İş sayılı dosyası ile sözleşmeye aykırılıkların tespit edildiğini belirterek sözleşmeye aykırılık nedeniyle akdin feshi ile kiralananın tahliyesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise davacının teslim borcunun yerine getirmediğini, örneğin kiralanan yerin abonelik işlemleri ile ilgili tapu yahut işlem yapılacak belgenin ihtar edilmesine rağmen temin edilemediğini, kira sözleşmesinde yazılı kullanım amacı için ruhsat alınamadığını, davalının yerine getiremediği edimlerin, davacının teslim borcunu yerine getirmemesinden kaynaklandığını, davacının kira sözleşmesine konu yerle ilgili hak sahibi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 141.maddesi uyarınca her türlü mahkeme kararları gerekçeli olmak zorundadır. Keza 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi uyarınca hüküm; Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamak zorundadır.
Olayımıza gelince; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen hükümde taraf tanıklarının beyanları yazıldıktan sonra “Anayasa, kanun ve hukuka uygun olarak davacı tarafından dosya kapsamına göre iddiasını ispatlayamadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yerel mahkemece kurulan hüküm yeterli gerekçeye sahip olmadığı gibi HMK’nun 297/1-c maddesinde belirtilen ve hükümde bulunması zorunlu olan unsurları da içermediği görülmektedir. Mahkemece verilen hüküm yeterli gerekçe içermediğinden denetim yapma olanağı da bulunmamaktadır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.