YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7225
KARAR NO : 2015/10080
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ : Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/05/2015
NUMARASI : 2015/322-2015/559
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılardan C.. K.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine, davalı borçluların yasal süresinde itiraz etmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak, itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı C.. K.. tarafından temyiz edilmiştir.
Temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir.Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan tahliye istekli icra takibini birlikte yapmaları ve ihtarlı ödeme emrini birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince; İcra takibinin dayanağı olan 10.04.2012 tarihli kira sözleşmesinin kiralayanı M.. M.., kiracıların ise C.. K.. ve H.. Ş.. olduğu, takibin ise her iki kiracı aleyhine başlatıldığı görülmektedir. Davanın dayanağı olan Antalya 11.İcra Müdürlüğü’nün 2015/1571E. Saylı takip dosyasında ihtaratlı ödeme emri 25.01.2015 tarihinde H.. Ş..’a tebliğ edilmiş ancak C. K.’a tebliğ edilmemiştir. Borçlulardan C. K.’ın itiraz hakkı doğmadan kendiliğinden takibe itiraz etmesisonuç doğurmayacaktır. Davalı kiracılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan kiracılardan birine tebliğ edilen ödeme emrine dayanarak tahliye kararı verilemeyecektir. Bu durumda davalılardan C. hakkında itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.