Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/7522 E. 2015/9881 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7522
KARAR NO : 2015/9881
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

MAHKEMESİ : …İcra Hukuk Mahkemesi

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla haciz ve tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacakalı, taraflar arasında düzenlenmiş, imzası inkar edilmeyen 01.05.2011 tarihli, bir yıl müddetli, aylık 400 TL bedelli kira sözleşmesine dayanarak 06.11.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2012 yılının Temmuz ayından 2014 yılı Kasım ayına kadar muaccel hale gelen aylık 400 TL’ den 29 aylık kira bedeli toplamı olan 11.600 TL ile 2014 yılı Aralık ayı ile 2015 yılının Nisan ayı arası da muacceliyet şartı gereği aylık 400 TL ‘ den 5 aylık toplam 2.000 TL, olmak üzere 13.600 TL kira bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı borçlu sözleşmeyi boş olarak imzalayıp verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 346.maddesinde ‘’ kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.’’ hükmüne yer verilmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Geçmişe Etkili Olma” başlıklı 2.maddesinde Türk Borçlar Kanunu’nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı ,“Görülmekte Olan Davalara İlişkin Uygulama” başlıklı 7.maddesinde de Türk Borçlar Kanunu’nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. ,faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ,aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138.maddesinin ,görülmekte olan davalarda da uygulanacağı öngörülmüştür.
Türk Borçlar Kanunu’nun “Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı” başlıklı 346.maddesinin kamu düzenine ilişkin bir hüküm olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Ancak 04.07.2012 tarihli 6353 Sayılı Kanun’un 53. maddesi ile değiştirilen 31.03.2012 tarihli 6217 Sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesine göre ”Kiracının Türk Ticaret Kanununda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu iş yeri kiralarında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 342, 343, 344, 346 ve 354′ üncü maddeleri 01/07/2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanmaz. Bu halde, kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümleri tatbik olunur. Kira sözleşmelerinde hüküm olmayan hallerde mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmüne göre kiracısı tacir ve tüzel kişi olan işyerlerinde Türk Borçlar Kanunu’nun 346. maddesi uygulanmayacaktır.
Somut olayda davacı alacaklı 2014 yılı Aralık ayı ile 2015 yılı Nisan ayları arası kira bedellerini sözleşmede düzenlenmiş muacceliyet şartı gereği istemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu’nun 346.maddesi uyarınca kira bedelinin zamanında ödenmemesi durumunda sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu kabul edildiğinden, işyeri olarak kiralanan dava konusu yer için, tarafların tacir olup olmadıkları ve TBK 346/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı araştırılarak, tacir olmaları durumunda haklarında TBK.nun 346.maddesinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadıklarının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılması isteminin tümden kabulü doğru değildir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün tahliyeye ilişkin kısmının ONANMASINA, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle alacağa yönelik temyiz itirazlarının kabulü BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına 16/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.