Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/7699 E. 2015/9664 K. 10.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7699
KARAR NO : 2015/9664
KARAR TARİHİ : 10.11.2015

MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 10/07/2014
NUMARASI : 2013/548-2014/190

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve elatmanın önlenmesi davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. E. İ. ve davacı vekili Av. U.. S.. geldiler.Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava kiraya veren tarafından açılan kiralanan araçlara el atmanın önlenmesi ve teslimine kira alacağı ve sözleşme bitim tarihinden itibaren ecrimisil bedelinin tahsiline, birleşen dava ise ecrimisil bedeli ile, araçlar için ödenen vergi harç ve cezaların tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, kiralanan araçların teslimine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesinde; Müvekkili şirkete ait 4 adet aracın araç kiralama sözleşmesi gereğince kiracı davalıya teslim edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin süresinin 31.12.2007 tarihinde sona erdiğini, sözleşme süresi sona ermesine rağmen davalının araçları müvekkili şirkete teslim etmediğini belirterek araçlar üzerindeki müdahalenin men’ini, araçların davacı şirkete teslimini,5 aylık kira bedeli olarak 60 Euro ile 2.160 Euro araçların kira sözleşmesi sonrasındaki haksız kullanıma ilişkin ecrimisil bedeli olarak toplam 2.220 Euro’nun davalıdan tahsilini talep etmiştir.Birleşen davada ise araçların 24.06.2010 tarihinde müvekkili tarafından teslim alındığını belirterek davanın açıldığı 28.05.2008 tarihinden araçların müvekkili şirket tarafından teslim alındığı 24.06.2010 tarihine kadarki süreç için haksız kullanım nedeniyle 48.555,00 Euro, araç kiralama sözleşmelerinde davalı kiracının ödemekle yükümlü olduğu fakat müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan vergi, harç, cezalar vs. 5.773,53 TL nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında ki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının alacağın faizine ve ecrimisil bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 29/1/2007 başlangıç ve 31/12/2007 bitiş tarihli kira sözleşmeleri ile 4 adet aracın kiraya verilmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin 6. maddesinde tarafların 15 günlük feshi ihbar şartına uymaları şartı ile sözleşmeyi feshedebilecekleri kararlaştırılmıştır. Davacı 16/4/2008 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi 1/5/2008 tarihinden itibaren fesh ettiğini bildirmiştir. Davacının fesih tarihinden itibaren ecrimisil bedeli istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçların ecrimisil bedeli toplam 1950 Euro olarak belirlenirken hiç bir somut veriye dayanılmadan soyut olarak piyasa araştırmalarına göre belirlendiği beyan edilmiştir. Bilirkişi raporu bu hali ile Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi hüküm kurmaya da yeterli değildir. Bu nedenle Mahkemece bilirkişi heyetinden dava konusu araçların, yaşı ve modeli benzer araçların dava tarihi itibarı ile raiç getirisi emsal kira sözleşmeleri ile desteklenmek sureti ile Yargıtay denetimine uygun bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Diğer yandan temyize konu birleşen davada istenilen ecrimisil alacağı aylık 1950 € üzerinden toplam 48.555 Euro olarak talep edilmiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde faize ilişkin bir şart bulunmamaktadır. Esasen yabancı para alacaklarına talep edilecek faiz yasa ile düzenlenmiş olup faizi düzenleyen 3095 Sayıl Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 4/a maddesine göre sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi düzenlenmemiş ise yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarınca o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz oranı uygulanması gerekirken avans faizi uygulanması doğru değildir
3. Davacının temyiz itirazına gelince; Davacının asıl davada faiz talep etmemesine rağmen talep aşılarak faizin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 No’lu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, davacının yargılama masrafları ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, keza Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 10/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.