YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7920
KARAR NO : 2016/2787
KARAR TARİHİ : 06.04.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde; Davacının dava konusu taşınmazı 25/04/2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 1 yıl süreli olarak ve aylık 650 TL bedelle kiraladığını, davacının 7 Haziran 2013 tarihinde evi boşalttığını, davacının dava konusu taşınmazı davalının, tehditleri ve olumsuz davranışları nedeniyle tahliye etmek zorunda kaldığını, davalının, davacıyı tehdit ettiğini, İstanbul Anadolu 39. Sulh Ceza 2013/1990 esas- 2014/30 karar sayılı dosyası ile karar verildiğini, ayrıca İstanbul Anadolu 34. Sulh Ceza Mahkemesi 2013/1117 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, davacının maddi ve manevi zararlarının tazmini için İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/417 esas dosyasında tazminat davası açtığını, mahkemece manevi tazminatın kabulüne karar verildiğini, maddi tazminat yönünde görevsizliğine karar verildiğini, davalının, tehditleri ve olumsuz davranışları ile tahliyeye neden olduğunu, borcu bulunmadığını belirterek davacının İstanbul Anadolu 13. İcra Dairesi 2013/19702 sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı vekili davacının herhangi bir bildirimde bulunmadan, sebep göstermeden 07/06/2013 tarihinde taşınmazı terk ettiğini, taşınmazı yeniden 03/01/2014 tarihinde yeniden kiraya verebildiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında akdedilen 25/04/2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Alacaklı kiraya veren 19/12/2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2013 yılı Haziran ayından aralık ayına kadar ödenmeyen kira alacağı ile muaccel hale gelen 2014 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ayları kira alacağı toplamı 7.150 TL, 95,84 TL işlemiş faizin tahsilini talep etmiştir.
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir; Anahtarın da kiraya verene teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiraya veren tarafından kabul edilmemesi, başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde, kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiraya
../.
verenin bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Davalı kiralananı tahliye ettiğini bildirmekle birlikte anahtarları teslim etmemiştir. Kiralayanın anahtarı teslim almaktan imtina etmesi halinde kiracı anahtarı notere teslim etmeli yada mahkemeden tevdii mahalli tayin ettirmelidir. Taşınmazın terk edilmiş olması usulüne uygun tahliye edildiği anlamına gelmez. Davalı da taşınmazı teslim aldığına ilişkin tarih bildirmemiştir. Usulüne uygun anahtar teslimi yapılmadığına göre kiralananın yeniden kiraya verildiği 03/01/2014 tarihine kadar davacının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacı kiracı 03/01/2014 tarihine kadarki kira bedellerinden sorumludur. Açıklanan nedenlerle mahkemece, 03/01/2014 tarihine kadarki kira bedellerin sorumlu olduğuna karar verilmesi gerekirken davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.