YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8286
KARAR NO : 2016/3259
KARAR TARİHİ : 21.04.2016
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak davanın niteliği itibari ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, yeni malikin esaslı tamir ve tadilat nedeniyle kira akdinin feshi ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne kiralananın esaslı tamir ve tadilat nedeniyle tahliyesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, 2863 sayılı yasa uyarınca korunması gereken kültür varlığı kapsamında tescil edilen ve bu bağlamda tarihi eser niteliğinde esaslı tamir ve tadilat projesi yapılarak onaylatılan İstanbul / Fatih Divanyolu caddesi 41 ada 1 parseldeki 18 numaralı dükkan niteliğindeki iş yerini 14.05.2009 tarihinde önceki malik . … satın aldığını, 26.09.2013 tanzim ve 27.09.2013 tebliğ tarihli ihtarname ile satın alma durumu ile esaslı tamir, tadilat ve imar nedeniyle tahliye edilmesi gerektiği hususunun bildirildiğini belirterek önceki malik ile davalı kiracılar arasında akdedilen 01.11.2007 başlangıç tarihli 1 yıl süreli büfe olarak kullanılmak üzere 18 nolu iş yeri ile ilgili kira sözleşmesinin feshi ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalılar cevap dilekçesinde, haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, esaslı imar ve tadilat nedeniyle kiralanın tahliyesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01.11.2007 başlangıç tarihli 1 yıl süreli, büfe (işyeri) olarak kullanılmak üzere düzenlenen kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, TBK 350. Maddesi kapsamında davanın süresinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Kiraya verenden kaynaklanan sebeplerle Gereksinim, yeniden inşa ve imar başlıklı 350. maddesinde; “Kiraya veren, kira sözleşmesini kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava ile sona erdirebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
./..
Olayımıza gelince; davacı taraflar arasındaki 01.11.2007 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak çatılı işyeri niteliğindeki mecuru 14.05.2009 tarihinde iktisap ettiğini, 26.09.2013 tanzim ve 27.09.2013 tebliğ tarihli ihtarname ile mecuru satın aldığını ve esaslı tamir ve tadilat nedeniyle tahliye edilmesi gerektiğini davalılara bildirdiğini belirterek kira sözleşmesinin feshi ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Kira sözleşmesi 01.11.2007 başlangıç tarihli olup süre sonu 01.11.2013 tarihidir. Dava 10.10.2013 tarihinde süresinden önce açılmıştır. Esaslı tamir ve tadilat ve imara dayalı açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda açılması gerekir. Davanın yıldan yıla uzayan kira sözleşmesinin süre sonu olan 01.11.2013 tarihinden sonra dava açılması gerekirken süre sonu beklenmeden erken dava açılmıştır. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı tarafından ileri sürülmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Açılan davanın süresinden önce açılmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece işin esasının incelenerek kiralananın tahliyesine karar verilmiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.