YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9061
KARAR NO : 2015/9580
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ : Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2013
NUMARASI : 2013/559-2013/1061
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralanana yapılan zorunlu ve faydalı masrafların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacı kiracının mecurdan 11.02.2013 tarihinde icra marifetiyle tahliye edildiğini, davalı kiraya verenin 21.07.2011 tarihinde kiralananda tespit yaptırdığını, KDV hariç 25.000 TL hor kullanma bedeli ve 700 TL de depo vasfındaki yerin yıkılıp moloz atıklarının atılması masrafı tespit edildiğini, tespit raporuna dayalı olarak davalı kiraya verenin 10.08.2011 tarihinde KDV siyle beraber 30.326 TL için icra takibi başlatıp, itiraz üzerine itirazın iptali davası açtığını, bu davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporuna göre davacı kiracının tespitte gürülen olumsuzlukları giderdiği gibi 44.700 TL faydalı masraf yaptığının belirlendiğini belirterek davalı kiraya verenden 44.700 TL nin tahsilini istemiş, davalı kiraya veren taşınmazın ne kadar kötü kullanıldığının tespit raporunda belirlendiğini, davacının tespitten sonra bir takım tadilatlar yaparak faydalı masraf isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacı kiracının yaptığı 44.700 TL lik faydalı masrafın esasen 32.326 TL sinin kiralanandaki hor kullanmayı gidermek için olduğu davacı kiracının yaptığı faydalı masrafın ise bu ikisinin farkı kadar (44.700 TL – 30.326 TL = 14.374 TL) olduğu gerekçesiyle 14.374 TL nin davalı kiraya verenden tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki son sözleşme 01.12.2008 tarihli ve iki yıl süreli ise de davacı kiracı mecurda 11-12 yıldır kiracı olduğunu belirtmiştir. Davalı kiraya veren 21.07.2011 tarihinde henüz kiralanan tahliye edilmeden tespit yaptırmış, kiralanan villanın içine girilmeden villanın dış kısmı, bahçe ve havuz da görülen tahribatın değerinin 25.000 TL + KDV olduğu, 700 TL de depo vasfındaki yerin yıkılıp moloz atıklarının atılması masrafı olduğu belirlenmiş, davalı kiraya veren tespite dayanarak başlattığı takip sonucu açtığı itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporu sonucu davacı kiracının tespitte gürülen olumsuzlukları giderdiği gibi 44.700 TL faydalı masraf yaptığının belirlendiği bildirilmiş, davalının açtığı itirazın iptali davası bu gerekçeyle reddedilmiş, karar Dairemiz tarafından tahliyeden önce hor kullanma tazminatı istenemeyeceği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş, karar 13.03.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. O dosyada alınan bilirkişi raporuna göre eldeki dava açılmış mahkemece davacı kiracının yaptığı faydalı masrafın 14.374 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kiralananda yapılan imalatların dava tarihi itibarıyla değerleri tespit edildiği gibi yapılan imalatların faydalı ve zorunlu masraf mı lüks masraf mı olduğu konusunda bir değerlendirme de yapılmamıştır. Yerleşik uygulama kiracının kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masrafların yapıldığı tarih itibariyle belirlenecek değerinden yıpranma payı düşülmek suretiyle elde edilecek değeri isteme hakkı olduğu yönündedir. Kural olarak bu gibi zorunlu ve faydalı masrafların kira sözleşmesinin başlangıcında yapılmış olduğu kabul edilmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda imalatların imal tarihindeki değeri değil dava tarihindeki değerleri hesaplanmıştır. Bu durumda kiracı tarafından yapılan bu masrafların faydalı ve zorunlu masraf mı, lüks masraf mı olduğu konusunu bilirkişiye açıklattırmak, yapılan faydalı ve zorunlu masrafların imal tarihindeki değerlerinin tesbiti ile yıpranma payları düşülmüş şekilde değer tespiti içeren ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.