YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10613
KARAR NO : 2016/6416
KARAR TARİHİ : 03.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kiralananın tahliye edilmesi sonrasında kiracının taşınmaza girerek zarar verdiği iddiası ile tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava dilekçesinin reddi ile dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi …’e ait olan taşınmazın 01/04/2012 tarihli kira sözleşmesi ile davalı şirkete işyeri olarak kiralandığını, taşınmazın icra marifeti ile 26/12/2014 tarihinde tahliye edilerek anahtarlarının değiştirildiğini, davalı …’ın müvekkilinden duvarda bulunan dolap ve stantları alacağını beyan ederek anahtarları aldığını, müvekkilinin anahtar tesliminden 3 saat sonra taşınmaza gittiğinde zarar verildiğini gördüğünü belirterek 51.080 TL tazminat talep etmiştir. Davalı tahliye sonrası taşınmaza girilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Davacılar murisi … ve davalı şirkat arasında imzalanan 01.04.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin bulunduğu ve kiralanın 26.12.2012 tarihinde icra marifeti ile tahliye edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, tahliye sonrasında kiracının taşınmaza eşya alma gerekçesiyle girerek taşınmaza zarar verdiğini iddia etmiştir. Taşınmazın fiilen tahliye edilmesiyle taraflar arasındaki kira ilişkisi sona ermiştir. Bu durumda dava kira sözleşmesine dayalı tazminat istemi değil, haksız fiil niteliğindedir. Bu durumda davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olup, mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görev yönünden dava dilekçesinin reddi ile dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.