YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3450
KARAR NO : 2016/2657
KARAR TARİHİ : 04.04.2016
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 13.565,76 TL asıl alacak ile 1.184,10 TL işlemiş faiz için davalının itirazının iptaline, icra inkar tazminatı isteminin alacak likit olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin temyiz istemine gelince:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 01.01.2008 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, müvekkilinin taşınmazda paydaş olduğunu, payına düşen ve ödenmeyen 2008 Şubat ayı ile 2009 yılı Aralık ayları kira bedellerinin ödenmesi için takip başlattığını, davalının haksız olarak itirazda bulunduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatı verilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmede imzası bulunmadığını, alacaklının kendi payı için takip yapamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davaya dayanak sözleşme 01.01.2008 tarihli olup, bir yıl sürelidir. Aylık kira miktarı 3.391,42 TL’dir. Davacı takipte aylık kira bedelinin miras payına düşen 1/6’sı olan aylık 565,23 TL den 2008 yılı Şubat ayı ile 2009 yılı Aralık ayı arası kira bedellerinin tahsilini istemiştir. Davaya konu kiralanan iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi ise de mahkemece müşterek mülkiyete çevrilmiş, karar 17.02.2011 tarihinde kesinleşmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının alacağını doğrudan mahkemede dava ederek haklı çıkması, alacağın likit ve muayyen olması gerekir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
./..
Somut olayda; taraflar arasında çekişmesiz olan kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin miktarı açıklanmıştır. Mahkemece borçlunun itirazında haksız olduğu kabul edildiğine ve kira parasının likit bulunmasına göre kira alacağı bakımından davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır
SONUÇ: Yukarıda (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.