YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/280
KARAR NO : 2021/2161
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada davacı taşeron bakiye iş bedelinin tahsilini, birleşen davada ise yüklenici eksik ve ayıplı imalat nedeni ile uğranılan zararın tazminini talep etmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ağrı iline ait ilçelerde kule dikimi enerji nakil, inşaat, RF gibi tüm işlemleri yapıp tamamlandığını, bu işler ile ilgili taraflar arasında saha kabul ve saha montaj tutanaklarının düzenlendiğini, bu tutanakların davalı adına … tarafından imzalandığını, işlerin tamamlandığı ve aktif olarak faaliyete geçtiğine dair … Elektrik Dağıtım Şirketi Ağrı İl Müdürlüğü ve …. Elektrik Dağıtım Şirketinin bölge merkezi olan Erzurum İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan geçici ve kesin kabul tutanaklarının da mevcut olduğunu, davacının tüm işleri, arazideki çok ağır kış şartlarına ve metrelerce kara ve tipi engeline rağmen eksiksiz olarak tamamlandığını, tüm işler bitip yüksek gerilim hatlarına dahi elektrik verilmesine rağmen müvekkile yapmış olduğu işlerin bedelinin ödenmediğini, toplamda 86.775,00 TL tutarında alacağının bulunduğunu, açıklanan nedenlerle 30.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 07.01.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 36.773,00 TL arttırarak 66.773,00 TL’ye çıkartmış, ıslah harcını da 29.11.2019 tarihinde yatırmıştır.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının 379.956,00 TL fatura kesildiğini, toplam 379.956,00 TL ödeme yapıldığını, davacının işi eksik ve ayıplı şekilde bırakması ve 3. kişilere bu işlerin yaptırılması nedeni ile 44.250,00 TL ve 25.370,00 TL ödeme yapıldığını, işin eksik ve ayıplı yapılması nedeni ile çökme ve yıkılmaların olduğunu, bu işlerin de yeniden yaptırıldığını ve KDV hariç 59.000,00 TL ödendiğini, sözleşmenin 8. maddesine göre işlerin davacı tarafından yapılmaması halinde 3. kişilere yaptırılacağının hüküm altına alındığı, ayrıca Göller sahasındaki 3 adet direğin yıkıldığını, sözleşmede 2 senelik garanti süresi olduğunu, davacının işi Aralık 2011 tarihi itibari ile terk ettiğini, …’in şirket adına iş kabulü yetkisi bulunmadığını, bu şahsın davalı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu iddia ederek teslim edilen işlerin müvekkil şirket tarafından kabul edildiği tespitinin hatalı olduğunu, onayları olmadan yapılan işlere ödeme yapmayacaklarını açıklanan nedenlerle asıl davanın reddini, karşı davasına yönelik olarak da zararları nedeni ile şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasında 15.09.2011 tarihli hizmet ve satın alma sözleşmesi yapıldığı, her iki şirketin defterlerinin incelenmesi ve karşılaştırılması sonucunda davacının davalıdan 29.013,00 TL alacaklı olduğu, davalının sözleşme konusu bir kısım işleri yeniden yaptırdığı ve üçüncü bir firmaya ödeme yaptığına ilişkin iddialarının gerçekçi olmaması nedeniyle bu firmadan alınan ve dosyaya sunulan faturaların değerlendirilmeye alınmadığını, davacının 37.760,00 TL ek iş talebinin saha kabul tutanaklarının taraflarca imzalandığından bahisle yerinde olduğunu, rüzgar nedeniyle oluşacak zarardan davacının sorumlu olmayacağından davalı tarafından talep edilen alacağın yerinde olmadığının bildirildiğini, bu itibarla davacının davalıdan 395.969,00 TL alacaklı olduğu, 297.456,00 TL‘lik çek, 72.500,00 TL’lik avans ödemesi olduğu görülmekle davacının toplam 26.013,00 TL alacaklı olduğu, her ne kadar bilirkişi heyeti 37.760,00 TL’lik davacının ek iş talebinin yerinde olduğunu bildirmişse de, saha kabul tutanaklarında imzası bulunan …’in davacı şirket yetkilisi olmaması nedeniyle bu tutanağa dayanılamacağı ve bu tespitin yerinde olmadığı gerekçesi ile asıl davanın 26.013,00 TL üzerinden kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Eser sözleşmesi niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Eserde iş sahibinin borcu, bedelin yükleniciye ödenmesi, yüklenicinin borcu ise, iş sahibinin amacına, fen ve sanata uygun imal ve teslim yükümlülüğüdür. İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü de iş sahibindedir.
Eser sözleşmelerinde eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırılan işlerden bir ya da bir kaçının yapılmamasıdır. Ayıplı eser ise, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan ya da olmaması gereken bazı bozukluk ve özellikleri taşıyan eserdir. Ayıplı iş ile eksik işi karıştırmamak gerekir. Ayıplı iş yukarıda belirtildiği gibi vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder.
Ayrıca, 818 sayılı BK’nın 32 ve 6098 Sayılı TBK’nın 40. maddesi hükümlerine göre, yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar, alacak ve borçları temsil olunana intikâl eder. Hukuki muamelede bulunanın yetkili temsilci olmaması halinde, temsil olunanı bağlamayacağından şahsen sorumlu olur. Ancak 818 Sayılı BK’nın 38 ve 6098 sayılı TBK’nın 46. maddelerinde, bir kimsenin yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaptığı ve bu işlemi temsil olunan tarafından onandığı ve icazet verildiği takdirde temsil olunanı bağlayacağı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “İşin ve İş Yerinin İncelenmesi” başlıklı 7. maddesinde, taşeronun iş yeri, iklim koşulları, kullanılacak malzemeler, toğrak yapısı vd konularda tam bilgi sahibi olduğu, sahada gerekli incelemeyi yaptığı ve tüm sorumluluğu üzerine aldığı, “İşin Teslimi ve Kabulü” başlıklı 8. maddesinde, kabullerde veya eksikliklerin tamamlanmasında oluşacak gecikmelerde davalı-karşı davacının başka kaynaklar ile işleri tamamlama ve masrafları saha hakedişerinden düşme hakkını saklı tuttuğu, “Fatura ve Ödeme Şartları” başlıklı 9. maddesinin 2. fıkrasında davalı-karşı davacı müşterisi saha sorumlusu tarafından belgeler incelendikten ve bünyesinde onay verdikten sonra davalı-karşı davacıya fatura kesmesi için bilgi vereceği düzenlemeleri mevcuttur.Tüm bu anlatımlar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı, işi eksiksiz teslim ettiğini, ek işler yapıldığını, bunlar ile ilgili saha tutanaklarının davalının saha sorumlusu … tarafından imzalandığını, davalı ise …’in sigortalı çalışan olduğunu ve kendileri adına kabul yetkisi bulunmadığını, işlerin eksik ve ayıplı şekilde yapılması nedeni ile 3. kişilere ödemeler yapıldığını savunmuştur. Bu durumda, uyuşmazlık işin eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edilip edilmediği, ek iş yapılıp yapılmadığı, saha sorumlusu …’in davalı adına kabul yetkisi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda, …’in iş kapsamında imzaya yetkili kişi olup olmadığı araştırılmamış ve Kenan Seviç’in imzaladığı belgeler değerlendirilerek görüş bildirilmiştir. Mahkemece ise yine ararştırma yapılmadan adı geçen kişinin şirket yetkilisi olmaması nedeni ile tutanaklara dayanılmayacağından bahisle ek iş talebi reddedilmiştir. Ayrıca davalı-karşı davacının karşı davasında iddia ettiği eksik ve ayıplı işlere yönelik olarak da hükme esas alınan raporda geçici kabul tutanakları esas alınmış, yapılan işlerde eksik olmadığı belirtilmiş, eksik olsa idi işin teslim alınmayacağı değerlendirmesi yapılmış olup, ayıba yönelik bir inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece hükme esas alınan rapor Yargıtay denetimine elverişli olmadığı gibi mahkemenin tutanakları imzalayan Kenan Seviç yönündeki kabulü de eksik incelemeye dayanmaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle taraflardan sözleşme ve ekleri ile tutulan tüm tutanaklar ve yapılan tüm yazışmaların temin edilip konusunda uzman yeni bir teknik bilirkişi heyetinden rapor alınarak dava konusu tutanaklarda imzası bulunan dava dışı …’in yaptığı işlemlere davalı-karşı davacının onay verip vermediğinin, bu şahsın yetkili temsilcisi gibi kendi adına işlem yapmasını benimseyip benimsemediğinin tespit edilip bunun sonucuna göre eksik ve ayıplı işlerin yapılan tanımı da gözetilerek tüm dosya kapsamı ile birlikte sözleşme hükümleri ve özellikle sözleşmenin 7,8 ve 9. maddeleri çerçevesinde ve fen ve sanat kurallarına göre yüklenici tarafından yapılan işlerin neler olduğu, bedeli, hangi işlerin eksik, hangilerinin ayıplı iş olduklarının Yargıtay denetimine elverişli şekilde belirlenerek sonucuna göre asıl ve karşı davada hüküm kurmaktan ibarettir.
Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde taraflara iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 09.12.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.